YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4080
KARAR NO : 2006/6737
KARAR TARİHİ : 18.07.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 106 ada 14 parsel sayılı 5597,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 2003 yılında kesinleşen orman tahdit haritasında kültür arazisinde kalması nedeniyle hazine adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı … satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı daha önce asliye mahkemesinde görülen dava sırasında alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğu, tesbit tarihi itibariyle davacı yararına satın alma ve zilyetliğe dayalı taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Taşınmazın asliye hukuk mahkemesinin 1981/168 esas sayılı tescil davasının konusu olan yer içerisinde kaldığı keşif ve uygulama ile belirlenmiş olup bu yön mahkemenin de kabulündedir. Davacısı …, davalıları hazine ve köy tüzel kişiliği olan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/168 esas sayılı davasının yapılan yargılaması sonunda taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Davacı … Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.1991 gün 1981/168-1991/503 sayılı ilamlarının tarafları arasında bulunmaktadır. Davacı asliye mahkemesine verdiği katılma dilekçesinde de satın alma ve zilyetliğe dayanmıştır. Taşınmazın kesin hüküm kapsamında kaldığı sabittir. Kesin hüküm kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen nazara alınması gerekir. Yine kesin hüküm olumsuz dava koşullarından olup, kesin hükmün varlığı halinde başkaca da delil aranmaz. Kesin hüküm ilamın taraflarını bağlayacağından eldeki davada uzman bilirkişilerin taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı yönündeki raporlarına değer verme olanağı yoktur. Bu durumda mahkemece davacının davasının reddine ve taşınmazın tesbit gibi hazine adına tesciline karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek kesin hükmün sonuçlarının ortadan kaldırılması sonucunu doğurur biçimde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 18.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.