Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5374 E. 2009/1125 K. 05.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5374
KARAR NO : 2009/1125
KARAR TARİHİ : 05.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket nezdinde kasko sigortası bulunan müvekkiline ait aracın çalındığını, ihbara rağmen, davalı şirketin zararı ödemediğini belirterek, ya aynı vasıf ve özelliklere sahip bir aracın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, ya da sigorta bedeli 30.350.YTL’nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile, davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, olayın ihbarı üzerine yapılan araştırmada olayın belirtilen şekilde olmadığını, 8.7.2006 tarihinde ismini vermeyen, ancak tamirci olduğunu söyleyen bir şahsın, İstanbul … görevlilerini arayarak, sigortalı aracın davacı tarafından çenç yapılıp satılacağını söylemesi üzerine, Karabük Emniyet Müdürlüğü … Şubesince 8.8.2006 tarihinde, aracın davacının ikamet işyeri ve şehir merkezinde arandığını; ancak, bulunamadığını, davacının Karabük’te tamirhanesinin olduğunu, sigorta şirketlerinden pert araç alıp, tamir ederek sattığının tesbit edildiğini, davacının ikamet çevresinde ve oğlunun çalıştığı işyerinde aracı görene rastlanmadığını, zararın teminat dışı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından iddia, edildiği şekilde aracın çalındığı konusunda vicdani kanaat oluşmadığından, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafınan temyiz edilmiştir.

Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışı kaldığına ilişkin iddianın rizikonun ihbar edilen şekilde olmadığının sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı … vekili, hasarın ihbar edilen şekilde olmadığını iddia etmiş ise de, bu iddiasını kanıtlayacak somut deliller ibraz edememiş, dosya kapsamına göre iddiasını kanıtlayamamıştır.
Aksine; davacı tanıkları tarafından; aracın davacı tarafından hasarlı olarak satın alındığını, tamir edildiğini, davacının oğlu … … tarafından yanında arkadaşı … da olduğu halde, aracın Karabük’ten Eskişehir’e götürüldüğünü, …’in arkadaşlarını araçla gezdirdiğini ve aracın park edildiği yerden çalındığını bildirmişlerdir.
O halde mahkemece, davacı tarafından aracın 27.4.2002 tarihli kaza sonucu hasarlı şekilde satın alındığı, tamir edildiği, parçalarının değiştirildiği, kaza tesbit tutanağında belirtilen oluş şekli çarpma noktaları çarpılan yerler varsa ekspertiz raporu ve resimleri getirtilmeli ve tüm dosya kapsamı gözetilerek İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç bedelinin tesbiti hususunda rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 5.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.