YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5072
KARAR NO : 2009/7084
KARAR TARİHİ : 03.11.2009
…
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu aracın, alkollü sürücü yönetimindeyken meydana gelen kaza sonucunda hasar gören aracın sigorta şirketine müvekkilince tazminat ödendiğini ileri sürerek, ödenen 7.272,00 TL tazminatın sigortalı davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kusur ve hasar belirlenmesine ilişkin itirazı olmadığını; ancak, zarar sorumlusunun araç sürücüsü olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde, sigortalı araç sürücüsünün alkollü ve tam kusurlu olduğu, davalının ileri sürülen kusur oranına ve talep edilen tazminat miktarına bir itirazı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne 2.272,00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı tarafından zarar gören 3. kişiye ödenen tazminatın, sigortalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Sözleşmesi Genel Şartlar’ın B.4-d bendinde sürücünün alkollü olmasının etkisi ile neden olduğu kaza sonrasında gerçekleşen zarar nedeni ile sigortacının hak sahiplerine yaptığı ödemenin, sigortalı araç işleteninden rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
../…
-2-
2009/5072
2009/7084
Ne var ki, sürücünün alkollü olması tek başına yeterli olmayıp, Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmiş olması, yani kazanın meydana gelmesinde sürücünün aldığı alkol dışında, kazanın oluşumu için hiçbir etkenin bulunmaması gerekir.
Öte yandan mahkemece, davalının, kusur ve hasara ilişkin bir itirazı olmadığına yönelik duruşmada alınan imzasız beyanı hükme esas alınarak, her hangi bir (kusur, hasar ve alkol) inceleme yapılmaksızın davalı aleyhine karar verilmiştir. Halbuki, davalı sonuç olarak kendisinin oluşan zarardan sorumlu olmadığı savunmuştur. O halde, sürücünün tam kusurlu kabul edilmesi durumunda dahi, ancak kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmiş olduğunun kanıtlanması halinde, ödenen tazminatın rücuen tahsil edilebileceğinin kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, aralarında uzman nörolog doktor ile hasar-trafik uzmanından oluşacak bilirkişi heyetinden, dosyadaki delillere göre, kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana gelip gelmediği, başka etkenlerin etkili olup olmadığı, tarafların olaydaki kusur durumları ve aracın hasarını tesbiti konularında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime müsait rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 3.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.