YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3266
KARAR NO : 2009/6427
KARAR TARİHİ : 15.10.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili dava dilekçesi ile, İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2006/12082 Esas ve Küçükçekmece 4.İcra Müdürlüğünün 2006/3060 Talimat sayılı dosyasından, borçlu şirketin borcundan dolayı davacı 3.kişiye ait işyerindeki malların 30.10.2006 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirketin işlerinin kötü gitmesi üzerine alacaklılardan mal kaçırma maksadıyla tüm malvarlığının davacı şirket adresine kaçırıldığını, bir başka takip dosyasından aynı adreste yapılan hacizde borçlu şirket yetkilisinin hazır olduğunu, davacının borçlu adresi olarak bildirdiği adreste borçlunun bulunamadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Borçlu şirket yetkilisi duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu bilgisayarlı oluklu mukavva makinesinin leasing sözleşmesi ile kiralandığı ve henüz mülkiyetinin davacı tarafından kazanılmadığı ve diğer hacizli malların ise davacı … borçlu arasındaki mevcut organik bağ nedeniyle malların danışıklı olarak davacı şirketin tasarrufuna bırakıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu mallar 30.10.2006 tarihinde borç kaynağı bonoda belirtilen adreste, borçlu ve davacı şirket temsilcisi … huzurunda haczedilmiştir. İİK”nun 97/a maddesi birinci fıkra ikinci cümlesi gereğince haczedilen taşınır mal borçlu ve 3.kişinin birlikte elinde bulundurmaları durumunda borçlu malın maliki sayılır. Ancak, alacaklı yararına olan bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından her türlü delilli kanıtlanması olanaklıdır.
Dosya içerisinde mevcut Ticaret Sicil Kayıtlarından davacı … borçlu şirketlerin borç doğumundan çok önce kuruldukları, aralarında organik bağın ve zaman zaman adres birlikteliğinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Salt böyle bir ilişkinin varlığı hacizli malların borçlu şirkete ait olduğunun kabulü için yeterli değildir.
Davacı 3.kişi şirket, hacizli mukavva makinesini borcun doğumundan önce 31.07.2003 tarihinde Finansal Kiralama sözleşmesi ile kiraladığını ve Nisan 2008 tarihinde mülkiyetini kazandığını sunduğu sözleşme ve fatura ile ispatlamıştır.
Diğer hacizli mallara ilişkin olarak ise borcun doğumundan çok önceki tarihli faturalar sunulmuştur. Sunulan faturaların hacizli mallara uygunluğunun ve davacı şirketin envanterinde kayıtlı olduğunun saptanması halinde, bu mallar yönünden de karine aksinin ispatlandığının kabulü gerekir.
Yapılacak iş, dava konusu hacizli bilgisayar, fax ve fotokopi cihazından anlayan teknik bilirkişi aracılığı ile, mahallinde keşif yapılarak sunulan faturaların hacizli mallara uygunluğunun saptanması ve faturaya uyan malların da davacı 3.kişinin envanterinde kayıtlı olup olmadığı yine konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile tesbit edilmesi, alınan sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, teknik konuda uzman olmayan bilirkişinin, hacizli malları faturalar ile karşılaştırması dikkate alınarak ve davacının yargılama sırasında dava konusu bilgisayarlı oluklu mukavva makinesinin mülkiyetini kazandığı göz ardı edilerek, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişin vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 15.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.