Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/3810 E. 2009/1632 K. 23.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3810
KARAR NO : 2009/1632
KARAR TARİHİ : 23.03.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı araç ile davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu, müvekkilinin desteği ve eşi … ile kızı …’nin vefat ettiğini, olayda davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, başvuruya rağmen davalı … şirketince ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 6.000.00 YTL destekten yoksun kalma tazminatının, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile destek tazminatı talebini eş … için 31.937.43 YTL, kızı … için 15.262.25 YTL olmak üzere toplam 47.199.68 YTL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili, kusur oranını kabul etmediklerini, davacı tarafça gerekli bilgi ve belgeler sunulmadığından aktüer incelemesi yaptırılamadığını, haksız fiilden kaynaklanan zarar için avans faizi talep edilemeyeceğini, müteveffaların, davacının destekleri olduğunun kanıtlanması gerektiğini ve müvekkili şirket sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kabulü ile, 47.199.68 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2007/252-428 Esas ve Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundaki kusur dağılımının, oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunması sebebiyle mahkemece benimsenmesinde ve uzman bilirkişice

düzenlenen tazminata ilişkin raporun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davacının murislerinin içinde yolcu olarak bulundukları araç ticari nitelikte kamyon olup, avans faizi istenebileceğine göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekili, davacının murislerinin sigortalı araçta hatır taşıması sırasında meydana gelen kazada öldüğünü, bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürmesine rağmen, mahkemece bu savunma üzerinde durulmamıştır. Bu durumda mahkemece, bu savunma üzerinde durulup, hatır taşıması saptandığı taktirde, tazminattan B.K.’nun 43. ve 44. maddeleri uyarınca hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yaranına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.