Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9716 E. 2009/13186 K. 19.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9716
KARAR NO : 2009/13186
KARAR TARİHİ : 19.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının İş kazası sonucu % 50 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda mahkemece % 100 kaçınılmazlık bulunduğu kabul edildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 8.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerlerine;
“Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
1-20.000,00 TL manevi tazminatın 13.11.2001 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; fazla istemin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.300,00 TL; nisbi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 2.300,00 TL, avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 11,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 5,50 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 1.080,00 TL karar ve ilâm harcından peşin alınan 540,00 TL harcın düşülmesiyle kalan 540,00 TL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına peşin yatırılan 540,00 TL nisbi harç ile 13,10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 553,10 TL harç yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davalı tarafça 60,00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğundan, fazla alınan temyiz harcının davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 19.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi