Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/6223 E. 2023/285 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6223
KARAR NO : 2023/285
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1833 E., 2021/961 K.
DAVA TARİHİ : 20.11.2015
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/995 E., 2018/116 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, kooperatif genel kurul kararlarıyla belirlenen aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine, davalı tarafın haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı kooperatifin üyesi olmadığını, kooperatif inşaatlarının yüklenicisi olduğunu, inşaatlar hakkında üyelere bilgi vermek amacıyla bazı genel kurullara katılmış olmasının üyelik ilişkisinin kurulduğu anlamına gelmeyeceğini, bağımsız bölümlerin hakediş alacaklarına karşılık verildiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin kooperatif genel kurullarına katıldığı, hazirun cetvellerini imzaladığı, 42 adet bağımsız bölüm için davalı şirketin, kooperatif üyesi yapıldığı, daha önce açılan bir başka davada da davalı şirketin kooperatif üyesi olduğunun tespit edildiği, sonuç olarak davalının icra takibine konu aidat borçlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin 913.930,00 TL ana para, 465.306,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.379.236,74 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %18 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı kooperatifin üyesi olmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket temsilcisinin kooperatif genel kurullarına katıldığı, hazirun cetvelinde imzasının bulunduğu, daha önce açılan bir başka davada davalı şirketin üye olduğunun tespit edildiği, bu hususlar nazara alındığında, davalı şirketin hakediş alacağı karşılığında kendisine teslim edilen dükkanlar ve daireler için kooperatif üyesi olduğu, takip konusu aidat borçlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı kooperatifin üyesi olmadığını, kooperatif inşaatlarının yüklenicisi olduğunu, bağımsız bölümlerin hakediş alacağının karşılığı olarak kendisine devredildiğini, kooperatif üyeliği yönünden bir karar alınmadığını, genel kurullara katılmış olmasının üye olduğu anlamına gelmeyeceğini, bilirkişi raporlarının denetlenebilir olmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kooperatif üyelik aidatının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri,

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 . maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin gerekçeli kararda tartışılarak usul ve yasaya uygun bir şekilde karşılanmış olmasına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.