YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2534
KARAR NO : 2009/6464
KARAR TARİHİ : 15.10.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), Adana 8. İcra Müdürlüğü’nün 2001/7408 Esas sayılı dosyasında, … sayılı aracın trafik kaydına haciz konulduğunu 12.07.2002’de öğrenerek istihkak iddiasında bulunduğunu, bununla ilgili takibin devamı kararı verildiğini, 7 gün içinde dava açtığını, 24.10.2001-12.07.2002 tarihleri arasında aracı çekişmesiz kullandığını, borçlu ile alacaklıyı tanımadığını, arada bağ bulunmadığını belirterek haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı), davanın süre yönünden reddi gerektiğini, davacının aracın fiilen bağlandığı 07.04.2002’de haczi öğrendiğini, 31.05.2002’de sahtecilik dosyasından alınan ifadesi sırasında da haczi öğrendiğini, bu şekilde bir çok kez haczi öğrendiği halde süresinde istihkak iddiasında bulunmadığını, davacının aracı …’a sattığını ve taraf sıfatının kalmadığını, dava konusu araç kaydı üzerine satıştan önce haciz konulduğunu, ancak sahtecilik davasına konu olan bir haczin fekki yazısı nedeni ile bilgileri dışında haciz kararının kaldırıldığını, soruşturmasının devam ettiğini, konusu suç olan muameleye dayalı hak ve iyi niyet iddiasında bulunulamayacağını belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (borçlu), aracı sattığı tarihte üzerinde haciz kaydının bulunmadığını, mal beyanında bulunduktan sonra icra dosyasında yapılan işlemleri bilmediğini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “davacı ile borçlu arasında her hangi bir irtibatın olmadığı,davacı hakkında kötü niyet iddia edilmediği ve sahtekarlık suçundan dava açılmadığı,davacının trafik kaydında haciz bulunmadan aracı satın aldığı,satışın 2918 Sayılı Yasa’nın 20/d maddesine uygun yapıldığı ”gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, davacı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişi tarafından İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açılan “istihkak” davası niteliğindedir.
1.İstihkak iddiasına konu … plaka sayılı aracın Adana 8. İcra Müdürlüğü’nün 2001/7408 Esas sayılı dosyasında hacze konu olduğunu, Adana Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından aracın fiilen bağlandığı 07.04.2002 tarihinde öğrenen davacı üçüncü kişinin, Adana C.Başsavcılığı’nın 2002/13596-23 Hz. sayılı soruşturması sırasında, ifade verdiği 31.05.2002 tarihinde ikinci kez öğrendiğinin , istihkak iddiasının ise 12.07.2002’de İİK’nun 96/2. maddesinde öngörülen 7 günlük hak düşürücü süreden sonra yapıldığının anlaşılması karşısında davanın süre aşımından reddi yerine yazılı biçimde kabul kararı verilmesi doğru değildir.
2.Bozma neden ve şekline göre, davalı (alacaklı) vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine ise bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı (alacaklı) … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı (alacaklı) vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 15/10/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.