YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4272
KARAR NO : 2008/5343
KARAR TARİHİ : 17.11.2008
MAHKEMES İ : Ankara 1.Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, Ankara 8.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/214 Esas, 2005/69 Karar sayılı dosyasında, meydana gelen bir trafik kazası nedeniyle dava dışı araç maliki tarafından açılan tazminat davasında, müvekkili şirket ile davalı trafik sigorta şirketi aleyhine müteselsilen tahsile karar verildiğini ve kararın kesinleşerek icra takibine konulduğunu, dosya borcunun tamamının müvekkili şirketçe ödendiğini, davalı sigorta şirketinin ilama göre sorumlu olduğu 2.137.50 YTL’nin fer’ileriyle birlikte rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, ilama dayalı olarak müvekkili şirket aleyhine yapılmış bir icra takibi bulunmadığını, ayrıca alacaklıya poliçe limiti dahilinde ödeme yapılarak ibraname alındığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı borçlunun itirazı üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına ve kararın alacaklı vekiline tefhimine karar verildiği, İİK.’nun 59.maddesi uyarınca alacaklının tebliğ masrafını peşin ödemediği, bu nedenle kararın takip alacaklısı olan davacıya tebliğ edilmemesinde davalı borçluya sorumluluk yüklenemeyeceği, davanın İİK.’nun 67/1. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı
gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesine dayalı rücuen alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK’nun 67/1.maddesine göre, alacaklı itirazın iptali davasını, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açabilir. Buradaki bir yıllık hak düşürücü sürenin, borçlu tarafından yapılan itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı belirtilmiş, bunun dışında bir yol (tefhim v.s) öngörülmemiştir. Borçlunun ödeme emrine yaptığı itirazın alacaklıya tebliği için yatırması gereken posta giderinin davacı tarafından yatırılmaması hususu, hak düşürücü nitelikteki dava şartı olan sürenin işlemeye başladığı anlamına gelmez. İİK.nun 59.maddesi uyarınca alacaklının tebliğ masrafını avans olarak peşinen ödememesi, icra takibine vaki itirazın iptali istemini hükümsüz kılmaz.
Somut olayda da, davalı borçlunun ödeme emrine yaptığı itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin her hangi bir bilgi veya belge icra takip dosyasında bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, İİK.nun 67/1.maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin henüz işlemeye başlamadığı ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı kabul edilerek, işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.