Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/16576 E. 2009/14608 K. 10.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16576
KARAR NO : 2009/14608
KARAR TARİHİ : 10.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,1.5.1996-19.1.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları ile isteğe bağlı sigortalılığı dışında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun yargılamanın yenilenmesi yoluyla tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, davacının 01.05.1996–19.01.2006 tarihleri arasında kalan sürede 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaları ile isteğe bağlı sigortalılığı dışında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun yargılamanın yenilenmesi yolu ile tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, ilk tevkifat tarihini takip eden aybaşından itibaren 19.01.2006 dava tarihine kadar olan sürede 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti amacıyla açtığı davada, … Başkanlığının davacının kaydının bulunmadığına ilişkin cevabı üzerine 01.05.1996–19.01.2006 tarihleri arasındaki dönemde 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, ancak kararın kesinleşmesinden sonra Kuruma yaptıkları başvuru üzerine anılan kararda davacının 506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu ve isteğe bağlı sigortalı olduğu sürelerin dışlanmadığını öğrendiklerinden bahisle, yargılamanın yenilenmesi yoluyla davacının 01.05.1996–19.01.2006 tarihleri arasındaki dönemde 506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu ve isteğe bağlı sigortalı olduğu sürelerin dışında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece kesinleşen dosyada … Başkanlığı’nın davacının kaydının bulunmadığını bildirmesine rağmen dava konusu olan sürede 506 sayılı Yasa kapsamında kısa süreli çalışmasının bulunduğundan bahisle yargılamanın yenilenmesi istemi kabul edilerek mahkemenin kesinleşen 23.03.2006 gün ve 2006/18E, 2006/50K sayılı ilamının iptaline ve 01.05.1996–19.01.2006 tarihleri arasındaki dönemde 506 sayılı Yasa kapsamında kısa süreli çalışmaları dışında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun ve aynı dönemde 506 sayılı Yasa kapsamındaki isteğe bağlı sigortalı olduğu sürelerin iptaline karar verilmişse de varılan bu sonuç hatalı olmuştur.
Yargılamanın iadesi olağanüstü bir kanun yoludur ve sebepleri H.U.M.K,’nun 445.maddesinde sınırlı (tahdidi) olarak sayılmıştır. Bu sayılanlar dışındaki bir nedenle yargılamanın iadesi talep edilemez. (YHGK.17.04.1996 gün ve 1996/10–112–282 sayılı ilamı). Davacı da H.U.M.K.’nun 445’de sayılan sebeplerden 1 numaralı bende dayanmıştır.
Yargılamanın yenilenmesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve eksikliklerinden dolayı, maddi anlamda kesin hükmün ortadan kaldırılmasını ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurabilmesi için öncelikle hükmün kesinleşmiş olması şarttır.
Davanın yasal dayanağı olan HUMK’nun 445/1 maddesinde yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak ”Yeni bir senet veya belgenin ele geçirilmiş olması gösterilmiştir.
Davacı bu bende dayandığından, bu bendi daha yakından incelemekte yarar bulunmaktadır.
Yeni bir senet ya da belgenin ele geçirilmiş olmasının yargılamanın yenilenmesi nedeni olabilmesi için, aşağıdaki koşulların tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir. Buna göre;
a)Bu senet ya da belgenin davaya bakıldığı sırada mevcut olması,
b)Yeni ele geçirilmiş olan senet veya belgenin, hükmü etkileyecek nitelikte olması,
c)Bu senet veya belgenin hükmün verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
d)Bu yeni senet veya belgenin yargılama sırasında bir zorlayıcı nedenden (mücbir sebep) veya lehine hüküm verilen tarafın eyleminden dolayı elde edilememiş olması,
e)Yargılamanın yenilenmesini isteyen tarafın bu senet veya belgeyi yargılama sırasında elde edememesinde kusurlu olmaması gereklidir.
Buna göre, kendi kusuru ile bu senet veya belgeyi yargılama sırasında elde edememiş ve mahkemeye vermemiş olan taraf yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunamaz.
Somut olaya baktığımızda; davacının dava konusu dönemde 506 sayılı Yasa kapsamında yılda ortalama 100 gün civarında zorunlu ve 180 gün civarında isteğe bağlı sigortalılığının bulunduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kesinleşen dosyada Kurumun davacının 506 sayılı Yasa kapsamında tescilinin bulunmadığına ilişkin cevabının gerçeği yansıtmadığı konusunda mahkemeyi uyararak Kurumdan durumun yeniden sorulmasını istemeyen, yargılamanın iadesi istemine konu karar yüzüne karşı verildiği halde 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının dikkate alınmadığından bahisle kararı temyiz etmeyen davacının, kusurlu olduğu ortadadır.
Öte yandan davacının sosyal güvenlik anlamında bir hak kaybı da söz konusu değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yasanın aradığı koşullar bulunmadığından yargılamanın iadesi isteminin reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.