Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/2228 E. 2022/10288 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2228
KARAR NO : 2022/10288
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2019 tarih ve 2018/93 – 2019/140 sayılı kararı
Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, vahim olan silah ve mermilerin satın alınması taşınması bulundurulması
Hüküm : 1-Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine yönelik hükme ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
2-TCK’nın 174/1-2, 3713 sayılı Kanunun 5/2, TCK’nın 62, 53, 52/2-4, 58/9, 63 maddeleri gereğince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun
esastan reddi
3-) 6136 sayılı Kanunun 13/2, Ek 5, 5, TCK’nın 62, 52/2-4, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
1-Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçuna yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve vahim olan silah ve mermilerin satın alınması taşınması bulundurulması suçlarına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
a-Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden;
Oluş, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre, güvenlik güçlerince yapılan operasyon kapsamında çıkan silahlı çatışmada yakalanan sanığın beyanlarına göre; Hakkari-Çukurca karayolunun 2015 yılında örgüt tarafından uzun süre kapatılması eyleminde yer aldığı, PKK/KCK silahlı terör örgütü içerisinde aktif olarak faaliyet yürüttüğü anlaşılan sanığın eylemlerinin TCK’nın 302. maddesinde düzenlenen devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturacağı, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu ile temyiz dışı olan örgüt üyeliği suçu arasındaki geçitli suç özelliği de gözetilmeden delillerin hatalı değerlendirilmesi ile suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-6136 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde “Bu Kanunun 12 ve 13 ncü maddelerine aykırı eylemleri; top, havan, roketatar, uçaksavar, tanksavar, ağır ve hafif makinalı tüfekler ve benzeri askeri amaçlı savaş silahları veya mermilerine ilişkin olduğu takdirde anılan maddelere göre hükmedilecek cezalar bir kat artırılır” hükmüne yer verildiği, sanıktan ele geçen FN marka M-16 A4 model piyade tüfeğinin 6136 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığını belirlenmesi için alınan uzmanlık raporunda anılan tüfeğin “6136 sayılı Kanun kapsamında vahim nitelikteki ateşli silahlardan” olduğunun belirtildiği, ancak 6136 sayılı Kanunun ek 5. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının uzmanlık raporundan tespit edilemediği anlaşılmakla, öncelikle sanıktan ele geçen piyade tüfeğinin 6136 sayılı Kanunun ek 5. maddesi kapsamında olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespitine çalışılarak ve gerekirse bu yönden yeniden bilirkişi raporu da aldırılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.