Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7053 E. 2009/7809 K. 16.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7053
KARAR NO : 2009/7809
KARAR TARİHİ : 16.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 10 parsel sayılı 51596.54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümünün tüm mirasçılar adına tescili istemi ile dava açmıştır. Yargılama sırasında …, keşif krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün kendisine ait olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 111 ada 10 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 22855.02 metrekarelik bölümünün davacının murisi … … … mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, (A) harfi ile gösterilen 20319.12 metrekarelik bölümünün müdahil davacı … adına, (C) harfi ile gösterilen 8422.40 metrekarelik bölümünün tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … tarafından taşınmazın (C) bölümü yönünden temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın temyize konu ve teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen bölümü hakkındaki davanın ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf 13.9.1988 tarih ve 7 sıra numaralı ve 82500 metrekare yüzölçümlü, murisi … İhsat … adına kayıtlı tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır. Kadastro tespiti sırasında ise taşınmaz, 20.11.1989 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak tapu maliki davalı … adına tespit edilmiştir. Davalı duruşmada alınan beyanında, aynı yerde davacının da taşınmazın bulunduğunu; yapılacak keşifte taşınmazın davacı tarafa ait olduğunun ortaya çıkması halinde davayı kabul edeceğini beyan etmiştir. Mahallinde yapılan keşifte davacının dayandığı tapu kaydı uygulanmış, yerel bilirkişi bu tapu kaydının dava konusu taşınmaz ile birlikte dava dışı 111 ada 11, 12, 13, 14, 15, 16, 21, 22 ve 23 sayılı parselleri kapsadığını, davalı tapusunun ise çekişmeli taşınmaz ile ilgisi olmayıp, kuzeyde davalı adına tespit edilen taşınmaza ait olduğunu beyan etmiştir. Ancak yerel bilirkişilerce tapu kayıtlarının hudutları zeminde … … gösterilerek teknik bilirkişi krokisinde işaretlenmemiş, tapu kayıtlarının kapsamları tam olarak belirlenmemiştir. Teknik bilirkişi

raporunda, ekli krokide (C) harfi ile gösterilen bölümün taraflar ile ilgisinin bulunmadığı belirtilmiş ise de, keşifte alınan beyanlardan bu bölümün kime ait olduğu anlaşılamamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı ve davalının dayandığı tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin ve çekişmeli taşınmazın etrafını çevreleyen komşu parsellerin tümünün tutanak suretleri ve dayanağı kayıtlar getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden yerel bilirkişiler aracılığı ve teknik bilirkişiler yardımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte, davacının dayandığı tapu kaydı ile tespit tapusu zemine yerel bilirkişi yardımı ile uygulanarak hudutları zeminde … … gösterilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı tanınmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye krokisinde işaret ettirilmelidir. Böylece çekişme konusu taşınmazın (C) bölümünün hangi tapu kaydı kapsamında kaldığı duraksamaksız biçimde tespit edilmeli, davalı tapusunun nereye ait olduğu belirlenmelidir. Yerel bilirkişi ve tanıklardan bu bölümün kime ait olduğu, kimden kaldığı ve kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tapu uygulaması ve zilyetlik hususundaki beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye tapu kayıtlarının hudutlarını ve kapsadığı parselleri birlikte gösterir … kroki düzenlettirilmeli, yapılan uygulama sonunda (C) ile gösterilen 8422.40 metrekarelik bölümün davacı tarafın tapusu kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ve maliklerinin ölüm tarihleri ile taşınmazda kimin zilyet olduğu hususu birlikte değerlendirilerek tapu kaydının hukuki değerini yitirip yitirmediği belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.