Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/7958 E. 2008/6191 K. 14.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7958
KARAR NO : 2008/6191
KARAR TARİHİ : 14.10.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 112 ada 44 parsel sayılı 30684.55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz taşlık ve kayalık yerlerden olması nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … vekili, yasal süresi içerisinde, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli 112 ada 44 sayılı parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, zilyetliğe dayanarak dava açmış, ancak yargılama sırasında tapu kaydına da dayanmıştır. Mahkemece, mahallinde yapılan keşifte davacının dayanağı tapu kaydı uygulanmasına rağmen, kararda tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamış, tapu kaydının revizyonları sorulmamış, tapu maliki ile davacı arasında akdi ya da irsi ilişki araştırılmamış, taşınmazın niteliği ile ilgili olarak ziraatçi bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, davacı dayanağı olan tapu kaydı, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı kayıt ve belgeler, tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif’ sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından; davacının dayandığı tapu kaydının hudutlarının zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, tapu kaydının kapsamı belirlenirken gayrisabit hudutlu ve miktarı ile geçerli olduğu gözönünde bulundurulmalı, tapu maliki ile davacı arasındaki akdi ya da irsi ilişki araştırılmalı, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip
./..

2008/7958-6191 Sh:2

edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğiyle ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, davacının dayandığı tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği merciilerinden sorulmalı, varsa revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş iseler tapu kayıtları getirtilmeli, komşu 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52 parsel sayılı taşınmazlar aynı nedenlerle dava konusu olmaları halinde çekişmeli taşınmaz ile bu taşınmazların davalarının birleştirilmesi hususu düşünülmeli, davacı yönünden belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediği sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verecek biçimde kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.