YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16233
KARAR NO : 2009/14160
KARAR TARİHİ : 03.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15.8.2000- 10.8.2005 tarihleri arasında çalıştığının tesbitiyle, işçilik alacaklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara,toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların hizmet süresinin tespitine ilişkin hükme yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı, 14.10.2005 tarihli dilekçesi ile davalıya ait pavyon işyerinde 15.08.2000-10.08.2005 tarihleri arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tesbiti ile kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik haklarından kaynaklanan alacaklarının davalı işverenden tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 15.08.2000-10.08.2005 tarihleri arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tesbitine ve talep edilen işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki, bu tür kanıtların bulunmaması, salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olaya gelince; davacının 23.02.2000-23.08.2001tarihleri arasında askerlik görevinde olduğu, Emniyet müdürlüğünce gönderilen 06.03.2006 tarihli çalışma belgesi içeriğinden de davacının 18.02.2002-10.05.2005 tarihleri arasında işyerinde çalıştığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yazılı delilin varlığı halinde tanık sözlerine itibar olunmayacağı nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; davacının 18.2.2002- 10.5.2005 tarihleri arasında davalı Kuruma bildirilen 25 gün dışında çalıştığının kabulüyle bu hizmet süresine göre işçilik alacakları hesaplanarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı işverenin işçilik alacaklarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan İşverene iadesine, 3.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.