Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5422 E. 2007/542 K. 22.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5422
KARAR NO : 2007/542
KARAR TARİHİ : 22.02.2007

C.Savcılığı No:2006/258014

-K A R A R-

Ödeme şartını ihlal suçundan sanıklar … ve … hakkında yapılan yargılama sonunda; beraatlarına dair İSTANBUL 6.İcra Ceza Mahkemesinden verilen 10/05/2006 gün ve 4442 esas 1992 karar sayılı kararına yapılan itirazın kabulü ile sanıkların İİK m 337/1 maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmalarına ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/08/2006 tarihli ve 2006/334 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya tetkik olundu.
CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16/10/2006 gün ve 47528 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve evrak Yargıtay C.Başsavcılığının 09.11.2006 gün ve 2006/258014 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yazılı emre dayanan ihbarnamede; tüm dosya kapsamına göre, Dosya kapsamına göre; Dosya kapsamına göre, şikâyetin, İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesinde düzenlenen ödeme şartını ihlâl suçuna yönelik olduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 337. maddesinde düzenlenen mal beyanında bulunmamak suçundan yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 271/2. maddesinin itirazı inceleyen merciin hemen karar verme olanağı bulunması hâlinde uygulanabileceği, soruşturma, araştırma ya da duruşma yapılmasının zorunlu olduğu hâller ile cezanın belirlenmesi gerektiği durumlarda bunun asıl hâkim veya mahkemesince yerine getirilmesi gerektiği cihetle, İcra Ceza Mahkemesince sanıklar adına çıkarılan meşruhatlı davetiyelerin tebliğ olunmadığım anlaşılması karşısında, sanıklara meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeden savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı nazara alınarak, itirazın kabulü üzerine, sanıklara usulüne uygun davetiye tebliğ olunarak yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden asıl mahkeme yerine geçerek, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmediği belirtilerek anılan hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumuna işaret edilmiştir.
İcra dosyasında yapılan incelemede sanıkların taahhütte bulundukları miktarın işleyen ve işleyecek faizi ile birlikte, vekalet ücreti, icra harç ve giderleri belirtilmek suretiyle taahhüde esas rakamın belirlenmediği ancak bu hususta kanun yararına bozma isteminin olmadığı anlaşılmakla, anılan hususta kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na TEVDİİNE, bu hususun takdirinden sonra kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 22.02.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.