Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/352 E. 2023/49 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/352
KARAR NO : 2023/49
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/814 E., 2021/1071 K.
DAVA TARİHİ : 12.03.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı katılma yoluyla davalı vekili ve davacı vekilince duruşmalı temyiz edilmişse de miktar itibarile kesinlik sınırının altında kaldığından duruşma istemi reddedilikten sonra temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı 3. kişi tarafından müvekkili ile davalı aleyhine açılan davada Bakırköy 21. İş Mahkemesi’nin 2015/38 E. 2015/258 K. Sayılı kararı ile maddi ve manevi tazminata karar verildiğini, müvekkili ile davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, aynı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin ve davalının %45 oranında kusurlu kabul edildiğini, ancak müvekkili tarafından davalının ödemesi gereken tutarın icra dosyası kapsamına ödendiğini, davalının kusuru oranında sorumlu olduğu miktarın müvekkili tarafından ödenmesi nedeniyle davalı aleyhine Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/996 E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ödeme emrinin usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, davacı tarafından gönderilen ödeme emrinde borcun sebebinin açıkca belirtilmediğini, zamanaşımı definde bulunduklarını, iş kazasında hayatını kaybeden kişinin müvekkili şirket çalışanı olmayıp davacı şirketin işçisi olduğunu, dava konusu olayda müvekkili şirketin üst işveren davacının ise alt işveren olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında sözleşme imzalandığını, sözleşmede iş kazası olması halinde alt yüklenicinin bu durumdan sorumlu tutulacağının belirtildiğini, bu hükmün taraflarca kabul edilerek imzalandığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen 12.01.2010 tarihli … – Küçük Sanat Yapıları İşleri Sözleşmesinin 12.7. maddesinde alt yüklenicinin iş güvenliğine uyulmadığı takdirde oluşacak kaza ve kayıplardan alt yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtilmiş olması, bu maddenin müteselsil sorumlu olan taraflar arasındaki iç ilişkiyi düzenlediği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinin tarafları bağlayacağı, bu itibarla kaza sonucu meydana gelen zarardan davacının tek başına sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, davacının kötü niyeti tespit ve ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu 12/01/2010 tarihli sözleşmenin tarafının müvekkili olmadığını, sunulan sözleşmedeki tarafın Irak ülkesinde kurulu ve orada iş yapmakta olan tamamen bağımsız 77 Construction Contracting & Trading CO. olduğunu, sözleşmenin müvekkili ile ilgisi olmadığını, davalının Bakırköy 20. İş mahkemesinin dosyasında bu sözleşmeden hiç b
bahsetmediğini, davalı üst işverenin müvekkilini işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak kanundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, başka bir işçinin geçirdiği iş kazası nedeniyle ödediği tazminatın rücu için açtığı Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/858 sayılı dosyada davanın reddedildiğini bilmesine rağmen, aynı konudaki eldeki davayı açtığını, sözleşme gereğince verilen banka teminat mektubunun varlığına rağmen sözleşmeyi inkar ettiğini, davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğunu, bu nedenle kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek,İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve kötü niyet tazminatına karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benzer konuda açılan Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/858 esas 2018/344 karar sayılı dosyası içeriğindeki beyan, bilgi ve belgeler ile bu karara karşı istinaf talebinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 2021/261 esas ve 2021/489 karar sayılı kararının içeriği ile davacının 12/01/2010 tarihli sözleşmenin tarafı olduğunun kabul edildiği belirtilerek incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık tarafların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları takip dosyasına, davacı tarafından yapılan ödemenin davalıya rücu edilip edilemeyeceği hususundadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK’nın 167,mülga (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi) 470-486 maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.1.Her ne kadar dosya kapsamına ibraz edilen sözleşme 77 …. İle davalı arasında imzalanmış ise de taraflar arasında dava dışı bu davadan başka bir 3. kişi işçi tarafından açılan Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/858 esas 2018/344 karar sayılı dosyasında, davacı yanca anılan sözleşmenin davacıyı bağlamadığı yönünde bir savunmada bulunulmamış ve bilirkişi -3- raporundaki sözleşmenin değerlendirilmesi ile ilgili bölüme de itiraz edilmemiştir. Bu nedenle sözleşmenin davacı yanca benimsendiği kabul edilmiştir.

2.2.Taraflar arasında akdedilen 12.01.2010 tarihli …. Karayolu – Küçük Sanat Yapıları İşleri Sözleşmesinin 12.7. maddesinde alt yüklenicinin iş güvenliğine uyulmadığı takdirde oluşacak kaza ve kayıplardan alt yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtilmiştir. Bu madde müteselsil sorumlu olan taraflar arasındaki iç ilişkiyi düzenlediğinden, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümleri tarafları bağlayacağından, bu itibarla kaza sonucu meydana gelen zarardan davacı sorumludur. Bu nedenle davanın reddi yerinde olmuştur.

2.3.Davalı vekilinin, kötü niyet tazminatı talebinin kabul edilmesine ilişkin temyiz itirazına gelince, davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden davalı vekilinin de temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı … davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harçların taraflardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.