YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2886
KARAR NO : 2009/4235
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla ….., ….. Köyü ….. ve …. parsel nolu taşınmazları 20.4.2005 tarihinde bedelini ödeyerek satın almasına rağmen oğlu davalı … adına tescil ettirdiğini, ticari işlemlerini oğlu … adına Halkbank …Şubesi ve Uludağ Ticari Şubelerindeki hesaplarla devam ettirdiğini belirterek tasarrufun iptaline, davalı … adına Halkbankasındaki hesaplar üzerinde takip yetkisi verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar … ve …, icra takibinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini vekilleri ise dava konusu taşınmazın …; tarafından üvey amcasından satın alındığını borcun tarafı olmadığını, belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre taşınmazın satış tarihindeki rayiç değeri ile akit tablosunda bildirilen değerleri arasında fahiş farklılık bulunmakla birlikte bu taşınmazların bedelinin davalı borçu tarafından ödendiğine ilişkin davacı iddiasının yasal delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yasanın 280/1-2 maddesine göre malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiğu veya bilinmesini gerektirir açık emarelerin bulunduğıu hallerde iptal edilebileceği, üçüncü şahsın borçlunun karı veya kocası usul veya füruu olması halinde de borçlunun durumunu bildiği kabul edilmiştir.
Somut olayda, borçlu hakkında yapılan icra takibinde alınan aciz belgesine dayanılarak açılan davada borçlunun parasını ödeyerek satın aldığı taşınmazlarının tapu kaydının oğlu adına tescil ettirmek suretiyle alacaklılardan mal kaçırdığı iddia edilerek yapılan bu tasarrufların iptali istenmiştir. Satın alınan taşınmaz bedeli borçlunun malvarlığından çıkmış, fakat karşılığı olan taşınmaz kendi isteği üzerine oğlunun malvarlığına karşılıksız olarak girmiştir. Buna göre borçlunun, oğlu yararına ödediği bedel ve oğlu adına ferağ verilmesi isteği kapsam ve niteliği itibarıyla borçlu tasarrufu olup, bu tasarruf sonucu davalı oğulun edindiği taşınmazdan İİK.nun 277 ve devamı maddelerindeki şartlar mevcutsa, 283. Maddesi hükmünce alacağın tahsiline imkan verilmelidir. (15 HD 24.9.1993 Tarih 2212-2029, 21.10.1998 tarih 2561-3344, 5.2.1947 gün ve 6 sayılı , 7.10.1953 gün ve 7/8 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları aynı doğrultudadır.
Dosya kapsamından davalı borçlu … hakkındaki icra takibinin kesinleştiği, 10.7.2008 tarihli kat’i aciz belgesiyle de aciz halinde olduğu anlaşılmaktadır. Borçlunun lehine tasarrufta bulunduğu iddia edilen …’ın borçlunun oğlu ve tasarruf tarihinde 23 yaşında olduğu ve tasarruf tarihinden sekiz ay sonra 179.19 YTL maaşla işçi olarak işe başladığı mevcut delillerden anlaşılmaktadır.)
Davacı ve davalı borçlu ile yakın akrabalığı bulunan tanık …’ün beyanından dava konusu taşınmazların parasının borçlu tarafından ödenmesine rağmen oğlu adına tescil edildiği, tanığın bu beyanının dosyadaki mevcut delillerle de teyit edildiği, dolayısıyla davalı borçlunun oğlu yararına yaptığı tasarrufun İİK.nun 280/1-2 madde gereğince iptaline karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından delillerin takdirinde hataya düşülerek, yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davaçıya geri verilmesine 15.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.