Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13954 E. 2023/488 K. 17.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13954
KARAR NO : 2023/488
KARAR TARİHİ : 17.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : İtirazın reddine

Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/6. maddesi uyarınca 2 yıl süreyle gemi kaptanlığı yapmaktan yasaklanmasına dair İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/10 Esas, 2015/185 Karar sayılı kararının, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2019/6024 Esas, 2021/7313 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından gemi kaptanlığı yapmaktan yasaklanma tedbirinin infazının kararın kesinleştiği tarih olan 26.10.2021 tarihi itibariyle başlatılmasına yönelik talebinin reddine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Ağır Ceza Masasının 17.01.2022 tarihli ve 2021/1-22419 ilamat nolu kararına karşı yapılan şikayetin kabulü ile anılan Cumhuriyet Başsavcılığı kararının kaldırılmasına, 2 yıl süre ile gemi kaptanlığı yapmaktan yasaklanma kararının infazının karar kesinleşme tarihi olan 26.10.2021 tarihinden itibaren başlatılmasına dair İstanbul İnfaz Hakimliğinin 10.02.2022 tarihli ve 2022/2708 Esas, 2022/2952 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2022 tarihli ve 2022/211 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29/09/2022 tarihli ve 94660652-105-34-14493-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve 2022/133646 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve 2022/133646 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddenin altıncı fıkrasında “Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 18.06.2014 tarihli ve 2014/6043-15155 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere mahkemece verilen tedbirin cezanın infazından itibaren uygulanmaya başlayacağı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 14.12.2021 tarihli ve 2021/7-61129 sayılı müddetnameye göre, sanığın ceza infaz kurumuna giriş tarihinin 13.12.2021, hakederek tahliye tarihinin ise 13.12.2026 olduğu, bu kapsamda İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli kararı ile verilen 2 yıl süreyle gemi kaptanlığı yapmaktan yasaklanma kararının infazına hakederek tahliye tarihi olan 13.12.2026 tarihinden itibaren başlanması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası;
“Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.”
Şeklinde düzenlenmiştir.

3. 5237 sayılı Kanun’un 53 ncü maddesinin altıncı fıkrasındaki düzenlemeye göre fıkradaki bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına veya sürücü belgesinin alınmasına karar verilmesine yönelik kararların hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe gireceği ancak sürenin cezanın tümüyle infazından sonra başlayacağı öngörülmüştür.

4. Taksirli suç nedeniyle mahkemece verilen meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin tedbirin uygulanabilmesi için cezanın tümüyle infaz edilmesi veya infaz edilmiş sayılması gerekmektedir.

5. Somut olayda, taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak suçundan hapis cezası ile cezalandırılan ve ve 2 yıl süreyle gemi kaptanlığı yapmaktan yasaklanmasına karar karar verilen hükümlünün ceza infaz kurumuna giriş tarihinin 13.12.2021, hakederek tahliye tarihinin ise 13.12.2026 olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen gemi kaptanlığı yapmaktan yasaklanma kararının infazına hakederek tahliye tarihi olan 13.12.2026 tarihinden itibaren başlanması gerektiği gözetilmeksizin, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlanması yönündeki İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair verilen itiraz merci kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.02.2022 tarihli ve 2022/211 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.02.2023 tarihinde karar verildi.