Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/37431 E. 2022/10368 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37431
KARAR NO : 2022/10368
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi : 06.10.2022
İtiraz Edilen Karar : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.04.2022 tarih ve2021/1946 esas – 2022/2310 sayılı sanık …Kök hakkında verilen onama kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 11.04.2019 tarih ve 2018/2684 -2019/945 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm : Sanık … hakkında Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2018 tarih ve 2017/86 –2018/74 sayılı kararı ile TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.04.2022 tarih ve 2021/1946 esas, 2022/2310 sayılı sanık … hakkında verilen onama kararına dair Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık lehine itiraz edilmekle itiraz yazısı ve ekindeki dava dosyası incelendi,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında: “Başsavcılığımız ile Yüksek Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında davaya katılma talebi ilk derece mahkemesinde reddedilen … ile atılı suç yönünden kovuşturma aşamasında davaya katılmasına karar verilen T.C. Cumhurbaşkanlığı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde;
Sanık … hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs

etme, silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine, diğer suçlardan ise beraatine karar verildiği, karara yönelik itirazları inceleyen bölge adliye mahkemesi ilgili ceza dairesince esastan ret kararı verildiği, aynı kararda katılma talebinde bulunan Erzincan Valiliğinin CMK’nın 237 ve 238. maddesi uyarınca suçtan zarar görme ihtimalleri ve bu cihetle kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı gözetilerek CMK’nın 237. maddesi hükümlerine göre katılan sıfatını almamış olan kurumun, aynı Kanunun 260/1. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığı gözetilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, yapılan temyiz incelemesinde ise Yargıtay 3. Ceza Dairesinin yukarıda anlatılan ilamında katılan T.C. Cumhurbaşkanlığının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, suçun niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığından davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermediğinden söz edilerek katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca reddine karar verildiği ve sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün onandığı anlaşılmaktadır.
Ancak Yüksek Daire tarafından onanmasına karar verilen Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2018 tarih ve 2017/86 – 2018/74 sayılı kararının “7-)” bendinde; katılanlar … ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre her bir katılan yönünden belirlenen 4.360,00 TL ücreti vekaletin mahkumiyetlerine karar verilen sanıklardan eşit olarak tahsiliyle katılanlara ayrı ayrı verilmesine karar verildiği, bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen ilamları ile de atılı suç yönünden CMK’nın 237. maddesi hükmü kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan katılma haklarının bulunmadığı kabul edilmesine rağmen ilk derece mahkemesinin sanığın ilgili kurumlar lehine vekalet ücretine mahkumiyetine ilişkin hükmünün kanuna aykırı olup hükmün bu yönüyle bozulmasına, ancak bu hususun 303/1-h maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık … lehine 5271 sayılı Kanunun 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İtirazımızın KABULÜ ile,
2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.04.2022 tarihli ve 2021/1946 esas, 2022/2310 karar sayılı sanık …’ün silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ilişkin ONAMA kararının KALDIRILMASI,
3. Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2018 tarih ve 2017/86 esas -2018/74 sayılı kararı ile sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, “… ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı (Cumhurbaşkanlığı) lehine 4.360 TL vekalet ücreti verilmesine ilişkin kısmının hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASI,
4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanunun 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi” talep edilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde:
Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından açılan kamu davası ile ilgili olarak yapılan yargılama sonunda sanığın beraatine ilişkin verilen hükümler ile mahkum olduğu silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden de müşteki kurumların anılan suçun niteliği gereği davaya katılma ve hükmü temyiz yetkilerinin bulunmadığına dair kararların safahatta kesinleşmiş olması karşısında; silahlı terör örgütüne üye olma suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan … ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekilleri lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmiştir.
KARAR:
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2-Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.04.2022 tarih ve 2021/1946 esas, 2022/2310 karar sayılı ilamı kapsamında, sanık … yönünden silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin onama kararının KALDIRILMASINA, ilamın sair karar ve sanıklar ile ilgili bölümlerinin aynen muhafazasına,
3- Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinden temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
İlk derece mahkemesince müsnet suçtan dolayı davaya katılma hakkı bulunmayan … ve T.C. Başbakanlığı/ T.C. Cumhurbaşkanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebepten BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun CMK’nın 303/1-h maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2018 tarih ve 2017/86 – 2018/74 sayılı kararındaki “Katılanlar … ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre her bir katılan yönünden belirlenen 4.360,00 TL ücreti vekaletin mahkumiyetlerine karar verilen sanıklardan eşit olarak tahsiliyle katılanlara ayrı ayrı verilmesine,” şeklindeki 7 numaralı bendinin sanık … yönünden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.