YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16819
KARAR NO : 2009/15287
KARAR TARİHİ : 23.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 5458 sayılı yasadan yararlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2- Dava davacının 28.12.1984-23.3.2005 tarihleri arasında Bağ Kur sigortalısı olduğu , pirim borcunun bulunmadığı ve 5458 sayılı Yasa’dan yararlanması gerektiğinin tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir .
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının 24.1.1983 tarihli giriş bildirgesiyle vergi kaydına göre 20.4.1982 tarihinde kayıt ve tescilinin yapıldığı, 2006 yılı içinde yapıldığı anlaşılan işlemle davacının oda kaydının ve vergi kaydının sona erdiği tarih esas alınarak sigortalığının Kurumca 28.12.1984 tarihinde sona erdirildiği,davacının vergi kaydının 1.5.1980-28.12.1984 tarihleri arasında olduğu, sicil kaydının bulunmadığı, 13.4.1981 tarihinden beri devam eden Tuhafiye ve Züccaciyeciler Odası’ndaki kaydının oda yönetim kurulunun 23.3.2005 tarihli kararı ile vergi kaydının sona erdiği 28.12.1984 tarihi itibariyle silindiği, Kurumun oda kaydının silindiğini mahallinde yaptığı inceleme sonucu tutulan 28.9.2006 tarihli tutanakla tespit ettiği, davacının 5458 sayılı Yasa’dan yararlanarak pirim borçlarını ödemek istediğine dair dilekçesi üzerine Kurum’un 26.4.2006 tarihli yazısı ile 16.362.00 TL borcu olduğunu bildirdiği ve davacının Ziraat Bankası’ndan kullandığı kredi ile 25.5.2006 tarihinde tüm pirim borcunu tam olarak ödediği bu tarihten önce davacının pirim ödemesinin bulunmadığı, 25.5.2006 tarihli tahsis talebinin ise oda kaydı 28.12.1984 itibariyle silindiğinden 20.4.1982-28.12.1984 arasında toplam 2 yıl 8 ay 8 gün sigortalılığı bulunduğundan reddedildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık davacının oda yönetimince kaydının silindiği 28.12.1984 tarihinden silinme işleminin yapıldığı 23.3.2005 tarihine kadar sigortalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır
Somut olayda oda kaydının silinmesinde, davacının kusurunun bulunduğu ileri sürülmediğine göre 28.12.1984 tarihi itibariyle oda tarafından geçersiz sayılmasına bağlı olarak Bağ Kur sigortalılığının da 28.12.1984 tarihinde sonlandırılması uygun görülmemiştir. Davacının sigortalılığının oda kaydının oda yönetim kurulu kararı ile silindiği tarih olan 23.3.2005 tarihine kadar geçerli olduğunun kabulü ile 28.9.2006 tarihli hesap ekstresindeki gibi pirim borçlarının 5458 sayılı Yasa’dan yararlanarak süresinde yatırıldığı anlaşılan 20.4.1982-28.12.1984, 22.3.1985-23.3.2005 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun kabulü ile tahsis talep tarihi itibariyle aylığa hak kazanıp kazanmadığı konusunda bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.