YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7527
KARAR NO : 2009/6896
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu …’un alacaklısından mal kaçırmak amacıyla babası … tarafından kendisine verilmesi gereken İstanbul, …, … mevki, 15269 parsel, 3 kat, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümleri 29.12.2003 tarihinde satış suretiyeşi davalı … adına tescil ettirdiğini belirterek, tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı …, dava konusu taşınmalar babası …’a ait iken 29.12.2003 tarihnde …’e satıldığını, tasarrufun tarafı olmadığını, borcu bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazın borçluya değil babasına ait olduğunu müvekkilinin taşınmazları alabilecek ekonomik gücü olduğunu, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, aciz belgesi sunulmadığını hakdüşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı vekilinin 23.7.2008 günlü oturuma katılmadığı davalı … vekili duruşmaya katılarak davayı takip ettiğini; ancak, …’un davaya dahil edilmesi için gerekli tebligat giderlerini ödemiyeceklerini davaya dahil etmiyeceklerini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece aynı oturumda davalı vekilinin dahili dava istemini yerine getirmediği ve giderlerini ödemediğinden taraflarca takip edilmeyen davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına 14.11.2008 tarihinde de HUMK’nun 409/1 madde uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı Yasanın 282.maddesinde iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davalı borçlunun babasından kendisine intikal etmesi gereken dava konusu iki adet dairenin takip konusu alacağı karşılıksız bırakmak amacıyla borçlunun isteği üzerine davalı eşi adına satış gösterildiği ancak taşınmazların halen davalı borçlu ve eşi tarafından kullanıldığı belirtilerek borçlunun eşi lehine yaptığı tasarrufun iptali istenilmiştir. Bu durumda iptali istenen tasarrufun borçlu … ile eşi … arasında olduğu (nam-ı müstear- 15 HD 21.10.1998 T. 2561-3344 E-K, 29.4.1993 T. 2212-2029 E-K ) kabul edilerek taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, İİK.nun 282. maddesine aykırı olarak borçlunun babası …’un davaya dahil edilmesi yönünden ara karar oluşturulması ve bu ara kararın süresi içinde yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın müracaata daha sonra da açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; …’un davaya dahil edilmesi yönünde, İİK.nun 282. maddesine aykırı oluşturulan 21.5.2008 tarihli ara karar gereğinin süresi içinde davacı vekili tarafından 5.6.2008 tarihli dilekçe ile yerine getirildiği ve 23.7.2008 tarihli duruşmada davanın davalı … vekili Av. … tarafından takip edildiğinin belirtilmesine rağmen davanın HUMK.nun 409/1 madde gereğince işlemden kaldırılması ve üç ay sonra da açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 27.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.