YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4731
KARAR NO : 2022/8908
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.03.2019 tarih ve 2017/163 E- 2019/63 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 18.03.2021 tarih ve 2019/1154 E- 2021/458 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ayakkabı, terlik imalatı ve satışı ile iştigal ettiğini, bir kısım tasarımlarının da tescilli olduğunu, davacının 01.10.2014 başvuru tarihli “ayakkabı terlik taban” tasarımının 2014-04732 sayılı çoklu endüstriyel tasarım belgesi ile adına tescilli olduğunu, davalının ise davacıdan izin almadan, davacının adına tescilli 16.01 ve 16.02 sırasında kayıtlı tasarımları taklit ederek, ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini kendi ürünleri için kullandığını, yine mahkemenin 2017-22 D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de iltibasın varlığının sabit hale geldiğini, ekli tutanakta davalı şirket çalışanı… beyanının da iddiaları desteklediğini, davalının müzekkere tebliği ile durumdan haberdar olduğu için gerekli önlemleri aldığının sabit olduğunu belirterek, tasarıma tecavüzün men’i ve ref’ine, ayrıca 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, taklit yoluyla üretilen taban, ayakkabı ve terlikler ile bunların üretiminde kullanılan her türlü araç, gereç ve kalıpların imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anılan ürünlerin üretiminin davalı tarafından yapılmadığının icra müdürlüğünün dosyası ile sabit olduğunu, polisin işyerinde arama yaptığı sırada yanıltıcı bir üslupla çalışana tabanları eritmeye gönderen olup olmadığının sorulması üzerine çalışan tarafından beyanda bulunulduğunu, ancak çalışanın beyanına göre hüküm kurulamayacağını,
bu nedenle iddiaları kabul etmediklerini, tespit raporunda karşılaştırılan tabanların davalı tarafından üretildiğine ilişkin bir delil olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, dava konusu tasarımların 2014/04732 çoklu tasarım tescil belgesi ile davacı adına tescilli olduğu, bu tescil belgesinde 16.1 ve 16.2 numaralı tasarımlara davalı tarafından tecavüz edildiğinin iddia edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan ayakkabı tabanlarının davalıya ait olduğunun ispatlanamadığı, her ne kadar bu tabanlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de bu tabanların davalıya ait olduğuna dair davacı tarafından delil sunulmadığı, ayrıca mahkemenin 2017/22 D.iş sayılı dosyası üzerinden davalıya ait Denizli ilindeki işyerinde yapılan tespitte davacıya ait olduğu ileri sürülen tasarımların davalı tarafından üretildiği, satışa sunulduğunun ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12.12.2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1. Dava, tescilli tasarım hakkına tecavüzün tespit, men ve ref’i ile tazminat istemine ilişkindir.
2. Mahkemece, davalının tecavüz eyleminin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf İsteminin esastan reddine karar verilmiştir.
3. Tescilli tasarım hakkına tecavüz eyleminin tanık deliliyle ispat edilebileceği hususunda Daire heyet üyeleri arasında bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.
4. Somut olayda, davadan önce davacı yanca yaptırılan Gaziantep Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/22 D. İş sayılı dosyasında her iki firmaya ait somut ürün tasarımları üzerinden yapılan inceleme sonucunda alınan 24.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda, ayakkabı taban tasarımlarının ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları ve davalının ürettiği taban tasarımının tescilli tasarım hakkına tecavüz niteliğinde olduğu tespit edilmiş ve raporun bir örneği de davalı tarafa gönderilmiştir. Davalı tarafça raporun içeriğine itiraz etmediği gibi, incelemeye konu taban tasarımlarının kendisine ait olmadığı itirazında da bulunulmamış, Mahkemece tespit raporu doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
5. İhtiyati Tedbir Kararı, Denizli 13. İcra Müdürlüğü’nün 2017/84 T. Sayılı dosyası üzerinden icra edilmiş, davalı şirketin üretim tesislerine gidildiğinde, işyeri yetkilisi…, kendisine gösterilen ayakkabı tasarım tabanlarının, Gaziantep 3. As. H. Mah. Delil tespit raporu ve ihtiyati tedbir kararı (yetkili çalışanın ifadesiyle; “ihbar”) kendilerine gelir gelmez ELLERİNDEKİ NUMUNE VE KALIPLARI ERİTMEYE GÖNDERDİKLERİ itiraf ve ikrarında bulunmuştur.
6. Yargılama sırasında davalı adına daha önce açık ikrarda bulunan… dinlenilmeksizin, davalının başka çalışanları tanık olarak dinletilerek olay inkar edilmiş ve bu inkar beyanları doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
7. Mahkemece, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, sektör uzmanı bilirkişi ile marka-patent vekili bilirkişi tarafından verilen 29.06.2018 tarihli alınan bilirkişi raporu da tespit dosyasındaki bilirkişi raporu doğrultusunda davalı üretiminin tasarıma tecavüz niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
8. Olayın sıcağı sıcağına davalı işyeri üretim tesisleri yetkilisi …’in açık beyanı yerine, daha sonra davalının etkisi altında olacağı tabii olan davalının diğer çalışanlarının soyut beyanları dikkate alınarak olayın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini isabetli bulmadığımdan ret kararını onayan Daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyoruz.