Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/3283 E. 2006/5244 K. 08.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3283
KARAR NO : 2006/5244
KARAR TARİHİ : 08.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadastro sırasında 45 parsel sayılı 220.625.metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacılar … ve arkadaşları tarafından … aleyhine açılmış olan tapu iptal ve tescil davası kadasatro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu 45 sayılı parselin … … … mirasçıları adına payları oranında tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davacılar … … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında davaya konu 45 parsel sayılı taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi boş bırakılmak suretiyle tesbit edilmiş, kadastro tesbitinden önce davacılar … … ve arkadaşları tarafından … aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Yapılan yargılama sonunda davacı tarafın dayandığı Nisan 1324 tarih 190 sıra numaralı tapu kaydının kapsamının yazılı sınırlarına göre yüzölçümüyle geçerli olup miktarından

fazlasıyla davacı adına tesbit edilen 54 nolu parsele revizyon gördüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak tapu iptal ve tescil davalarının iptali istenen tapunun maliki yada ölmüş ise mirasçılarının hasım gösterilmek suretiyle açılması gerekir. İptali istenen 5.4.1957 tarih 25 nolu tapu kaydının maliki … oğlu … … …… olmasına karşın davalı olarak … gösterilmiş mahkemece davalı olarak gösterilen … ile tapu maliki … …’nin aynı kişi olup olmadığı taraflardan sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır. … ile … …’nin aynı kişi olmaması durumunda davanın husumet yönünden reddi gerekeceği kuşkusuzudur. Mahkemece bu yönün göz ardı edilmiş olması doğru değildir. Uygulamaya gelince yapılan uygulamada yetersiz ve uyuşmazlığın çözümüne elverişli bulunmamaktadır. Nisan 1324 tarih 190 sıra numaralı tapu kaydının sınırları ziyaret tariki ve ………… deresi okumaktadır. Sınırlar özel isimle anılan sınırlar olduğuna göre yol ve çay ve derenin zeminde nereden geçtiğinin belirlenmesi kaydın uyup uymadığı yönünden önem arzetmektedir. Mahkemece söz konusu sınırların değişebilir sınırlar olduğu kabul edilmiş ise de, çay, dere ve yolun iki tarafında bulunan taşınmazlara ilişkin kayıtlarda sınırlar çay, dere ve yol gösterilmiş ise söz konusu sınırların değişmez sınırlar olarak kabulü gerekeceğinden mahkemenin aksi yönündeki görüşüne katılma olanağı yoktur. Bu durumda yapılması gereken iş yukarıda da arz edildiği üzere kaydın sınırında okunan çay, dere ve yolun güzergah ve yataklarının belirlenmesidir. Keşif yerinde dinlenen iki yerel bilirkişinin uygulama ile ilgili sözleri yukarıda yazılan hususlar gözetildiğinde soyut ve gerekçeye dayanmamaktadır. Bilirkişiler ziyaret tariki hakkında bilgileri olmadığını söylemişler, krokisinden izlendiği üzere eylemli durumda taşınmazın batı sınırında fayinter çayı olmasına karşın bu çayla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmamışlardır. … çayı diye göstermiş oldukları çay ile dava konusu parsel arasında dava dışı 20, 42 ve 58 nolu parseller olup getirtilen tutanaklarından söz konusu parsellerin 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümleri uyarınca oluşturulan tapu kayıt malikleri adına yapılan tesbitlerinin kesinleştiği görülmüştür. Bilirkişiler davacıların yada miras bırakanlarının söz konusu taşınmazlarda daha önce zilyet olup olmadıkları konusunda da herhangi bir beyanda bulunmamışlardır.

Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, mahkemece gerek davacılardan ve gerekse … … mirasçıları olarak duruşmalara katılanlardan dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen … ile 5.4.1957 tarih 25 nolu tapu kaydının maliki olarak yazılı bulunan … oğlu …’in aynı kişi olup olmadığı sorulup beyanları imzaları ile belgelendirilmeli, aynı kişi olmaması halinde husumetin davanın görülebilme koşullarından olup re’sen göz önünde bulundurulması gerekeceği düşünülmeli, taşınmazın bulunduğu yöreyle ilgili eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve askeri haritaları merciilerinden getirtilmeli, taraflardan dava konusu ve taşınmazı ve yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, takiben hayatta bulunmaları halinde önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ile tüm tesbit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar huzurunda yerinde yeniden keşif yapılarak gerek davacı tarafın ve gerekse davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları ile olduğunda getirtilecek memleket haritası, hava fotoğraflar ve askeri haritalar taşınmazı ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik yerel bilirkişi kurulu vede teknik bilirkişi aracılığıyla gereği gibi yerlerine uygulanarak davacı tapusunun sınırlarında geçer ziyaret tariki ve çay ve … çayı ve tovyan deresinin nereleri olduğu bilirkişilere arazi üzerinde göstertilip düzenlenecek krokiye yerleri işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı, tapunun uymaması durumunda taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, davacıların ve miras bırakanlarının zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, zilyetlik ve süresi ile ilgili olarak gerektiğinde komşu parsel malik yada zilyetlerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, uyuşmazlığın 3402 sayılı K.Y.nın 30/2 maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekir bir nitelik arzettiği nazara alınarak lüzum görülecek deliller re’sen toplanmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamaları ve özellikle davacı taraf tapusunda yazılı sınır yerlerini yansıtır biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Davacılar …’ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 8.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.