Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/2479 E. 2006/4940 K. 01.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2479
KARAR NO : 2006/4940
KARAR TARİHİ : 01.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davalı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Kadastro sırasında temyize konu 343 parsel sayılı 245.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mer’a niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunda reddedilen davacı … mahkeme ilamı irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve dava konusu parselin bilirkişi raporunda (b) harfi ile gösterilen 9.000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün çayır niteliği ile davacının murisi … mirasçıları adına tapuya tesçiline geri kalan 236.400.metrekarelik bölümün ise tesbit gibi mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyize konu edilen ve davacı adına tesciline karar verilen taşınmaz bölümünün (fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 12.9.2005 günlü rapor ekindeki krokide (b) harfi ile gösterilen ) kamu orta malı niteliğinde mera olmadığının bilirkişi ve tanıklarca haber verilmesi yanında bu yönün ziraatçi bilirkişi raporu ile de doğrulanmasına ve kararda yazılı gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE

Ancak, bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanak içeriğine aykırı düşmesi karşısında 3402 sayılı K.Y.nın 30/1 maddesi uyarınca tesbit (tutanak) bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenip aykırılığın giderilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi, taşınmazın 3083 ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinin 2. fıkrasında değişiklik yapan 5403 sayılı Yasa hükümleri uyarınca sulu yada kuru arazilerden olup olmadığı yönünde araştırma yapılmamış olması da doğru değildir.
Davalı Hazinenin temiyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 2.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.