YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1661
KARAR NO : 2023/305
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/1135 Esas, 2015/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/1135 Esas, 2015/341 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/5472 Esas, 2019/11614 Karar sayılı kararı ile başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır bulundurulmadığı, SEGBİS yolu ile de duruşmaya katılması sağlanmadan yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 29.01.2021 tarihli tebliğnamesi ile dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereği basit yargılama hükümleri uyarınca yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle hükmün sair hususlar incelenmeksizin bozulması görüşü ile Dairemize tevdi etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi herhangi bir hukuki nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 19.10.2014 tarihinde sevk ve idaresinde bulunan aracı ile seyir halinde iken yapılan rutin kontrollerde 1.74 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, sanığın olay günü alkollü olmadığına, bu nedenle alkol metreyi üflemediğine ve polislerin tutanağı kendi kafalarına göre tuttuğuna yönelik savunması dosya içerisinde mevcut 20.10.2014 tarihli rapor ve tanık beyanları göz önüne alındığında savunmanın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilmekle bu savunmaya itibar edilmemiş, sanığın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu işlediği sabit olduğundan suçun işleniş biçimine ve meydana gelen zararın ağırlığına göre 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince takdiren 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığa verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak trafik güvenlğini tehlikeye sokma suçundan 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın adli sicil kaydı içeriğine göre tekerrüre esas … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/269 esas 2007/240 karar sayılı kararı nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmış, sanığın adli sicil kaydına göre verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmemiştir.
3. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini bildirmiştir.
4. Tutanak mümzileri Ziya Akdoğan ve Reşit Polat’ın ifadeleri dosya içerisinde yer almaktadır.
5. Sanığa ait adli muayene raporu ve alkolmetre ölçüm çıktısı dava dosyasında mevcuttur.
6. Kolluk görevlileri tarafından tutulan ve olayı anlatan 20.10.2014 tarihli tutanak dava dosyasında yer almaktadır.
IV. GEREKÇE
1. Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesince yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan ”Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
3. Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; tespit edilen alkol promil miktarı itibariyle kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/150 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.