Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/1483 E. 2008/1035 K. 26.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1483
KARAR NO : 2008/1035
KARAR TARİHİ : 26.02.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 285 ada 4 ve 6 parsel sayılı 6950.72 ve 2534 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar malikleri bilinemediğinden, 260 ada 119 parsel sayılı 68.216,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ham toprak vasfındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacıların davasının kabulüne ve çekişmeli 285 ada 4 ve 6 sayılı parsellerin tamamı ile 260 ada 119 sayılı parselin 21.06.2007 tarihli teknik bilirkişi raporunda “B” harfi ile gösterilen 1868.09 metrekarelik bölümünün davacı … adına, “A” harfi ile gösterilen 7491.02 metrekarelik bölümünün davacı Selçuk Kesdek adına, “C” ve “D” harfleri ile gösterilen 56.123,89 ve 2733.40 metrekarelik bölümlerini Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazine’nin temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 285 ada 4 ve 6 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- 260 ada 119 sayılı parselin temyize konu “A” ve “B” bölümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece temyize konu bu bölümler üzerinde davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesindeki koşulların gerçekleştiği kabul edilerek davacılar adına tescile dair hüküm kurulmuş ise de bu kabul eksik inceleme, uygulama ve araştırmaya dayalıdır. Mahkemece keşif sırasında yapılan gözlemde taşınmazın sınırlarında münferit meşe ağaçlarının bulunduğu belirtilmiş, ziraat bilirkişi raporunda da bu bölümler içerisinde bazı yerlerin meşe ile kaplı olduğu bildirilmiştir. Çekişmeli 260 ada 119 sayılı parsel ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Öncelikle taşınmazın üzerindeki meşe ağaçları da dikkate alınarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yöntemine uygun olarak araştırılmalıdır. Bu itibarla taşınmazın bulunduğu bölgede bulunan ormanların kadastrosunun yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, orman kadastrosu yapılmış ise kadastro haritası ve tutanağı ormancı bilirkişiler aracılığıyla usulen mahalline uygulanmalı, taşınmazın bulunduğu bölgede orman kadastrosu yapılmamış ise 1/25 000 ölçekli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları getirtilerek 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca ormancı bilirkişilerden düşünce alınmalı,taşınmazın orman olmadığının belirlenmesi halinde de; taşınmazın evveliyatının ne olduğu, zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş şekli hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları kayıtlar ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca varılması halinde kadastro tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmeli, gerektiğinde beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılarak giderilmeli, ziraat mühendisleri arasından seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmazın toprak yapısı incelettirilerek gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir harita ve rapor düzenlettirilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.