YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7395
KARAR NO : 2023/47
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/145 Esas, 2021/295 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, çocuğu kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2022/350 Esas, 2022/556 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili, katılan Kurum vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar …, … ve … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun canavarca hisle ve eziyet çektirerek işlendiğine,
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde takdiri indirim sebepleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
B. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Üst sınırdan uygulama yapılarak ceza tayini gerektiğine,
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde takdiri indirim sebepleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ve suç tarihi itibarıyla ceza ehliyetine haiz olup olmadığı hususunda aldırılan raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığına, bu hususta eksik inceleme ile karar verildiğine,
2. Suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrik sebebiyle indirim uygulanması gerektiğine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuk … ile katılan … ve maktul …’nın uzun yıllardan beri süregelen arkadaşlıklarının bulunduğu, maktul ile suça sürüklenen çocuğun aynı sınıfta katılanın ise aynı okulda başka sınıfta eğitim öğretim hayatına devam ettikleri ve her fırsatta üç çocuğun birlikte görüştükleri, samimiyetlerinden dolayı bir süre sonra suça sürüklenen çocuk ile katılan ve ikizi maktulün annelerinin de çocuklarının görüşebilmesi için sık sık bir araya gelerek çocukları görüştürdükleri, suça sürüklenen çocuğun anne ve babasının yaklaşık 6 yıl önce boşandıkları, suça sürüklenen çocuğun velayetinin annesinde bulunduğu ancak babasıyla sık sık görüşerek bağını koparmadığı, samimiyetlerine devam ettikleri, olaydan yaklaşık 5 ay önce suça sürüklenen çocuğun babasının vefat ettiği, olaydan dört ay önce de anneannesinin vefat ettiği ve bu kayıpların suça sürüklenen çocuk üzerinde duygusal anlamda büyük bir keder ve duygusal çöküntüye sebep olduğu, olay günü maktul ile ikizi katılanın anneleriyle birlikte suça sürüklenen çocuğun evine oyun oynamak üzere geldikleri, maktul ve katılanın anneleri ile suça sürüklenen çocuğun annesinin bir süre olay yeri olan evde vakit geçirerek kahve içtikleri sonrasında alışveriş yapmak üzere evden ayrıldıkları, katılan, maktul ve suça sürüklenen çocuğun ise oynamak için evde kaldıkları, daha önce çocukların bir arada hatta zaman zaman birbirlerinde yatıya dahi kaldıkları ve annelerinin olağandışı bir durum olduğunu öngörmediği, birlikte bırakmakta mahsur görmedikleri, çocukların bir süre roblox isimli bilgisayar oyununu oynadıkları sonrasında sıkıldıkları için katılan …’nin telefonunu alarak suça sürüklenen çocuğun odasına geçtiği, suça sürüklenen çocuğun maktul ile aynı odada oturarak telefonuyla ilgilenmeye başladığı, maktulun ise bilgisayar oyunu oynamaya devam ettiği, aynı zamanda suça sürüklenen çocuk ile maktulun sohbet etmeye başladıkları bir süre sonra sebebi tam tespit edilemeyen bir nedenden ötürü tartışmaya başladıkları, suça sürüklenen çocuğun odada bulunan çekici maktulün kafasına rastgele vurduğu, bağrışlar üzerine katılan …’nin de tartışmanın sebebini öğrenmek için odaya geldiğinde, maktul ile suça sürüklenen çocuğu boğuşurken gördüğü ve ikizi olan maktul …’nın yüzünün kanlı olması nedeniyle tarafları ayırmaya çalıştığı, bu kez de suça sürüklenen çocuğun katılanı eliyle darp ettiği, suça sürüklenen çocuğun bu süreçte ”Bugün ya siz ya ben öleceğim.” şeklinde beyanda bulunduğu, sonrasında maktul ile katılanın başka odaya kaçtıkları, suça sürüklenen çocuğun bu sırada daha önceden hazırlamış olduğu urganı tavana asarak intihar etmeye çalıştığı ipin kopması sebebiyle başarılı
olamadığı düştüğü, bu sırada katılan ile maktulün suça sürüklenen çocuğa engel olmak amacıyla geri geldikleri, intihar girişimi başarısız olan suça sürüklenen çocuğun sinirlenerek mutfaktan kriminal rapora göre yasak niteliğine haiz olmayan bir bıçak aldığı ve bıçakla maktule saldırdığı ve 11 yerinden bıçakla yaraladığı, katılan …’nin ise evden kaçtığı, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun evin kapısını arkasından kilitlediği ve tekrar intihar etmek için tavanda bulunan kancaya ipi bağladığı ancak bu sefer de kancanın kopması üzerine girişiminin tamamlanmadığı ve bacağının üzerine düştüğü bu düşmeler sebebiyle suça sürüklenen çocuğun bacağının kırıldığı, suça sürüklenen çocuğun yerde kanlar içerisinde yatan maktulün yanına uzanarak beklemeye başladığı, katılan …’nin evden kaçtıktan sonra komşuların zillerine basmaya başladığı, en sonunda tanık …’a durumu bildirdiği, katılan ile tanığın birlikte kapıyı açmaya çalıştıkları bu arada diğer tanıkların da olaya müdahil olduğu, açılmaması üzerine ailelerine ve polise haber verdikleri, polis ve maktul ile suça sürüklenen çocuğun annelerinin aynı anda geldikleri ve kapıyı levye yardımıyla açtıklarında olay tutanağına göre evin muhtelif yerlerinde kan lekeleri olduğu, suça sürüklenen çocuk ile maktulün yanyana uzanır vaziyette oldukları, olayın bu şekilde vuku bulduğu suça sürüklenen çocuğun kısmi beyanları, katılan beyanları ve tanık beyanlarından anlaşılmıştır.
İlliyet bağı yönünden; ölü muayene ve otopsi raporlarının tümü ele alındığında, maktülün vücudunda çok sayıda kesi bulunduğu, kafasında çökme fraktürü biçiminde yaralanmalar görüldüğü, vücudunda bulunan kesici delici alet yaraları ile kesik vasıfta yaralanmaların cilt- ciltaltı yumuşak doku seyirli olduğu, büyük damar-sinir lezyonu ve iç organ lezyonu oluşturmadıkları, bu kesici alet yaraları ile kesik mahiyetteki yaralanmaların ölüm meydana getirecek nitelikte olmadıkları, maktul çocuğun ölümünün künt kafa tramvasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun çekiç ile maktule bir kaç kez vurduğu ve bıçakla birden fazla kez yaraladığı otopsi raporundan, suça sürüklenen çocuğun savunması ve katılan beyanlarından anlaşılmış olduğundan; meydana gelen netice ile suça sürüklenen çocuğun eylemleri arasında neden-sonuç ilişkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Cezai ehliyet yönünden; sürüklenen çocuk yaşadığı kayıplar neticesinden ruhsal olarak bunalımda olsa da dava sürecinde alınan tüm raporlarda suça sürüklenen çocuğun farik mümeyyiz olduğunun tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek yetenekte olduğu, bu husustaki iddiaların raporlarla bertaraf edilmiş olduğundan, mahkemece bu savunmaya itibar edilmemiştir.
Suç vasfı yönünden; düzenlenen iddianamede canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme suçunun işlenmiş olduğu iddia edilmiş ise de; canavarca hisle öldürme suçunun oluşabilmesi için failin salt öldürmüş olmak için öldürme kastı ile hareket etmesi gerekmekte olup, suça sürüklenen çocuğun eylemini sebebi tespit edilemeyen tartışma sonrasında gerçekleştirmiş olduğu, maktüle yönelik birden fazla darbe gerçekleştirmesinin öldürme kastının yoğunluğunu
gösterdiği, sadece kullanılan alet ve öldürme şeklinin canavarca hisle hareket edildiğini göstermeyeceği; eziyet çektirerek kasten öldürme suçunun oluşabilmesi için failin eziyet çektirme amacı ile hareket etmesi gerektiği, dosya kapsamında suça sürüklenen çocuğun eziyet çektirme kastına dair bir delil de bulunmadığı gözetilerek suça sürüklenen çocuk hakkında ceza tayin edilirken Türk Ceza Kanunu’nun 82 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi uygulanmamıştır.
Nitelikli hal yönünden; maktulün, olay tarihinde 13 yaşında olması sebebiyle suça sürüklenen çocuğun kasten öldürme eylemini, çocuğa karşı işlediği tespit edildiğinden, suça sürüklenen çocuğun, Türk Ceza Kanunu’nun Kanunu’nun 82 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Haksız tahrik yönünden; her ne kadar suça sürüklenen çocuk maktulün babasının ölümüyle dalga geçtiği için bu suçu işlediğini beyan etmişse de, bu beyanını doğrular her hangi bir delil olmadığı, suça sürüklenen çocuğun cezadan kurtulmak amacıyla savunmada bulunduğuna kanaat getirilmiş bu beyanına itibar edilmemiştir. Kaldı ki, suça sürüklenen çocuğun savunmasının doğru olduğu kabul edilse dahi bu hususun suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrik oluşturmadığı, haksız tahrik hükümlerinin suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanabilmesi için maktülden kaynaklı haksız bir eylem nedeniyle suça sürüklenen çocuğun eylemini gerçekleştirmesi gerektiği, maktülün suça sürüklenen çocuğun babasının ölüm nedenine ilişkin söylediği sözlerin haksız tahrik oluşturmadığı gibi maktülden kaynaklı başkaca haksız tahrik oluşturabilecek herhangi bir eyleme dair dosyada delil de bulunmadığı gözetilerek suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına kanaat getirilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Katılan … beyanı ile tanıklar …., …,…, ….. ve …. …. ….,’nin ifade tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
4. Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı ve olay yeri fotoğrafları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi’nin 24.03.2021 tarihli mütalaasında maktulün ölümünün ”künt kafa travmasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte; beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu”
Şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
6. Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 25.11.2020 tarihli, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 02.12.2020 tarihli raporlarında, ”suça sürüklenen çocuğun suçun işlenişi esnasında
davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek herhangi bir akli arıza içinde bulunduğunu gösteren psikopatolojik unsura rastlanmadığı, dolayısıyla 14.11.2020 tarihinde işlediği kasten öldürme fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu”
Şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
7. Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 19.11.2020 tarihli sosyal inceleme raporunun dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Katılanlar …, … ve … Vekillerinin Temyiz Sebepleri
a. Canavarca His veya Eziyet
1. 5237 sayılı Kanun’da kasten öldürme fiilinin, “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek” gerçekleştirilmesi bu suçun nitelikli hâli olarak düzenlenmiş, faildeki ahlaki kötülüğün yoğunluğu ve insani duygulardan yoksunluk, cezanın artırılmasını gerektirir hâl kabul edilmiştir. Eziyet çektirerek öldürme suçun bir işleniş şekli olduğu hâlde, canavarca hisle öldürme failin subjektif durumuyla ilgili bir husustur.
2. Madde metninde, canavarca his kavramının tanımına yer verilmemiş, madde gerekçesinde ise kişinin acıma hissi olmaksızın bir başkasını öldürmesi hâlinde canavarca hisle öldürmenin söz konusu olacağı, öldürmenin vahşi bir yöntemle gerçekleştirilmesinin, canavarca hisle öldürmenin arz ettiği özellik olduğu belirtilerek kişinin yakılarak, uyurken kulağının içine kızgın yağ dökülerek ya da vücudu parçalanarak öldürülmesi, canavarca hisle öldürmeye örnek olarak gösterilmiştir.
3. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun mehazını oluşturan 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanunu’nun gerekçesinde, canavarca hisle ilgili olarak insanı ürküten bu yabanıl kötü yürekliliğin, kazanç hırsıyla değil, daha çok kan şehvetiyle suç işleyenlerde olduğu belirtilmiştir. (… …, Karşılaştırmalı Hukuk Açısından Canavarca His Sevkiyle Adam Öldürme, Yargıtay Dergisi, Ekim-1988, s.468.)
4. Alman Ceza Kanunu’nun 211 inci maddesinin ikinci fıkrasında kasten öldürme suçunun nitelikli hâli olarak sayılan “zevk için öldürme” ise insan yaşamının yok edilmesine yönelik gayritabii memnuniyet, zevk ile öldürme olarak tanımlanmaktadır. (…Kasten Öldürme Suçları, 2007, s.230.)
5. Öğretide, canavarca hisle öldürme, “Bir insan yaşamının ortadan kaldırılmasından duyulan zevki tatmin etmek için öldürme” (…Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 4. Baskı, 2012, s.120.); “Kana susamışlık ve olağan dışı vahşi ve insafsız bir zihniyetin hâkimiyeti altında öldürme” (…Kasten Öldürme Suçları, 2007, s.230.); “Öldürmekten haz duymak, acı vererek öldürmekten zevk alma için öldürme” (…, Kişilere Karşı Suçlar, 4. Baskı, 2014, s.48.); “Acıma duygusu olmaksızın öldürme” (…, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, 3. Baskı, 2016, s. 46.); “İnsanın hayvanlığını, vahşiyane hissini ve kan dökme istidadını gösterir şekilde öldürme” (Majno, Ceza Kanunu Şerhi, …-1980, Cilt 3, s.231.); “Acıma, merhamet duygusu olmaksızın, mağduru fiziksel veya ruhsal acı yaşatarak, vahşice bir yöntemle öldürme” …., …., Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2. Baskı, 2015 s.58.) şeklinde tanımlanmaya çalışılmıştır.
6. …ye göre failin kasten öldürme eylemi ile onu bu eyleme iten neden arasındaki ölçüsüzlük-oransızlık, eylemin canavarca işlendiğini ortaya koyan en nesnel ölçüttür. (…’ye atfen … …, agm. s.469.)
7. Çeşitli yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere, sırf öldürmüş olmak için öldürmek, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürmek, silahı denemek maksadıyla öldürmek gibi hâller sadist bir duygu ve düşüncenin eyleme egemen olması bakımından “canavarca his ile” öldürmeye örnek oluştururlar. Benzer biçimde belli toplumsal sınıflara ya da farklı inanç veya mezhep gruplarına duyduğu hınç nedeniyle öldürme, canavarca his sevki ile öldürme suçunu oluşturur.
8. Bu açıklamalar ışığında sanığın, sırf öldürmek için öldürme ya da zevk için öldürme dürtüsüyle hareket ettiğine dair dava dosyasına yansıyan herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi kapsamında kalmadığının kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Takdiri İndirim Sebebi
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutum ve davranışları gözetilerek şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle takdiri indirim sebebi uygulandığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
a. Hükmolunan Ceza Miktarının Azlığı
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğu kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarıca takdir olunan ceza miktarında
hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Takdiri İndirim Sebebi
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutum ve davranışları gözetilerek şeklindeki yasal ve yeterli gerekçeyle takdiri indirim sebebi uygulandığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
a. Cezai Ehliyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Gözlem İhtisas Dairesinin 25.11.2020 tarihli raporunda; ”ceza sorumluluğunu müessir ve işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılamasını veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek mahiyet ve derecede herhangi bir zeka geriliği ya da çocukluk dönemine ait psikopatoloji saptanmadığı, dava dosyasının tetkikinde suçun işlenişi esnasında davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek herhangi bir akli arıza içinde bulunduğunu gösteren psikopatolojik unsura rastlanmadığı” şeklinde görüş açıklanması karşısında; suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kasten öldürme fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğu, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu’nun 02.12.2020 tarihli raporunda, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kasten öldürme suçu açısından, Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında, fiiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu, muayene sırasında depresif belirtiler tespit edilen kişi hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca sağlık tedbiri uygulanmasının tıbben uygun olacağı oy birliği ile mütalaa olunduğundan, hükümde bu açıdan hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Haksız Tahrik
Suça sürüklenen çocuğun, babasının ölüm nedenine ilişkin duygularını açıklamak istemesine maktulün ilk etapta kayıtsız kalması, babasının ölümü nedeniyle psikolojisi olumsuz şekilde etkilenen ve intihar düşüncesine kapılan suça sürüklenen çocuğun ısrarla bu konuda konuşmak istemesi üzerine, maktulün, suça sürüklenen çocuğun babasının kalp krizinden değil de intihar ederek öldüğünü söyleyerek alay etmesinin haksız tahrik oluşturmadığı, esasen kendisi de küçük yaşta olan maktulden kaynaklanan ve suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrik teşkil edebilecek herhangi bir söz veya davranışın bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2022/350 Esas, 2022/556 Karar sayılı kararında, katılanlar vekilleri ve suça sürüklenen çocuk müdafiiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.