Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4747 E. 2009/1420 K. 16.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4747
KARAR NO : 2009/1420
KARAR TARİHİ : 16.03.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu davalıya … sigortalı aracın 28.1.2007 tarihinde hasarlandığı, hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 13.600.-YTL’nin, ihbar tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacının doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğini, kaza tespit tutanağının kazadan sonra tutulduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, kazanın iddia edilen yer ve şekilde gerçekleşmediğini, ispat yükünün yer değiştirdiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği, kazanın iddia edilen yer, şekil ve zamanda meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.000.-YTL’nin, 30.1.2007 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle gerektirici sebeplere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirlenen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, … poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

… Şartlarının B.3.1.maddelesinde, sigortacının hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tesbit edip, sigortalıya bildirmek zorunda olduğu belirtilmiştiR. Bu durumda davalı … şirketinin en erken ekspertiz raporunun düzenlendiği tarihte gerçek zararı öğrendiği ve bu tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Davacının, davadan önce davalı sigortaya başvuruda bulunduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmamakla birlikte, davalı tarafından araç üzerinde 30.1.2007 tarihinde expertiz incelemesi yaptırıldığı ve davalının bu tarihten itibaren temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Ne varki, davacı vekili 31.1.2008 tarihli dilekçesinde, davalının, expertiz raporunun düzenlendiği 21.3.2007 tarihinden 15 gün sonra temerrüde düştüğünü kabul ettiğinden, davalı … aleyhine 6.4.2007 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendindeki “30.1.2007” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “6.4.2007” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 202.00.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 16.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.