YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12801
KARAR NO : 2009/12868
KARAR TARİHİ : 15.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,1.4.1987-5.6.2008 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 5797 sayılı Yasa’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 01.04.1987-05.06.2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun ve 5797 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile getirilen prim affından yararlanması gerektiğinin tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 01.01.2004-30.04.2004 ve 01.01.2005-30.04.2005 tarihleri arasında davacının tarım … Sigortalısı olduğunun tesbitine, 5797 sayılı Yasa’nın 4. maddesine eklenen geçici 25. maddesi gereğince prim affından yaralanması gerektiğinin tesbitine ve davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan yasanın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan, resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri istihsal kooperatifleri ile birliği, … Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 08.03.1987 tarihli giriş bildirgesine istinaden 01.04.1987 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olarak resen tescil edildiği, 24.06.1987 tarihli muhtar ilmühaberine ve davacının aynı tarihli dilekçesine istinaden tarımsal faaliyette bulunmadığı saptandığından başlangıç tarihi itibariyle tescilinin iptal edildiği, 01.05.1999 tarihi itibariyle tevkifata istinaden yeniden tescil edildiği, davacının Kurum tarafından 01.05.1999-31.12.1999, 01.05.2004-31.12.2004, 01.05.2005-31.12.2005 ve 01.09.2008 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı kabul edildiği, davacının üzerine kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu, 22.07.2008 tarihinden itibaren ziraat odası kaydının bulunduğu, tarım kredi kooperatifi kaydı ile … ekicileri kooperatifi kaydının bulunmadığı, davacının sattığı ürün bedelinden 21.06.1999, 18.05.2004 ve 20.05.2005 tarihlerinde prim kesintisinin yapıldığı, bunların dışındaki sürelerde ürün bedelinden prim kesintisi yapıldığına ilişkin dosyada belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Tarım … sigortalılık niteliğini yitirenlerin tarım … sigortalılığının yeniden başlaması için tescil veya tescil yerine geçen iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı yapılması gerekmektedir. Bu husus, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71, 03.10.2007 gün ve E:2007/10-658, K:2007/71; 28.11.2007 gün ve E:2007/10-907, K:2007/893 ve 25.02.2009 ve E:2009/21-39, K:2009/92 sayılı kararlarında da benimsenmiş bulunmaktadır. Bu durumda, davacının tarım … sigortalılığının sona erdiği 31.12.1999 tarihinden sonraki ilk prim tevkifatı olan 18.05.2004 tarihli prim tevkifatının yapıldığı tarihi takip eden aybaşı olan 01.06.2004 tarihinden itibaren 31.12.2005 tarihine kadar davacının tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesi ve ayrıca, Kurum tarafından davacının 01.05.1999-31.12.1999, 01.05.2004-31.12.2004, 01.05.2005-31.12.2005 tarihleri arasında tarım … sigortalısı kabul edildiği de gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacının sadece 01.01.2005-30.04.2005 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken, 01.01.2004-30.04.2004 tarihleri arasında da tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında yer alan “01.01.2004-30.04.2004” tarihlerinin silinmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,67.20 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla,15.10.2009 gününde oy birliği ile karar verildi.
.