YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7262
KARAR NO : 2023/62
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 245.925,24 TL alacak yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bakiye kısım yönünden davanın reddine, 245.925,24 Asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle 245.925,24 TL alacak yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bakiye kısım yönünden davanın reddine, 100.000,00 asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı ile borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; takibe konu olan çeke karşılık müvekkili şirket tarafından dekontla … hesabından 02.09.2019 tarihinde 100.000 TL ödendiğini, çekin muhatap bankaya ibrazında hesapta bulunan 70.388,90 TL’nin banka tarafından alacaklıya ödendiğini, alacaklı yan tarafından bu iki ödeme düşülmeden toplam çek bedeli olan 493.800,00 TL üzerinden takibe geçildiğini, alacaklının elinde bulundurduğu müvekkiline ait … Şubesinin 500.000 TL tutarlı teminat mektubunu bozdurduğunu, takibe konu çek bedelinin tamamının bu üç ödeme ile gerçekleştirildiğini iddia ederek takibin durdurulmasını ve müvekkili lehine %20’den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; borçlu tarafından 02.09.2019 tarihinde yapılan 100.000,00-TL tutarlı ödeme nedeniyle asıl alacak tutarından 100.000,00-TL ve buna bağlı olarak çek tazminatı tutarından 10.000,00-TL, takip öncesi faiz tutarından 300,00-TL ve çek komisyonu tutarından 300,00-TL; takibin toplamda 110.600,00-TL lik kısmından feragat edildiğini, ve haricen tahsil edilen 39.974,80-TL tutarın icra dosyasına bildirildiğini, 05.09.2019 tarihinde ise müvekkili tarafından borçlu şirkete 354.074,76-TL tutarında vade farkı bedeline ilişkin fatura düzenlendiğini, çekin ibrazında banka tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını iddia ederek davanın reddine, borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itiraza konu olan 21018 nolu 31.08.2019 tarihli çeke açıkça atıfta bulunularak borçlu tarafından toplamda 100.00,00 TL ödeme yapıldığı, alacaklı tarafça 13.09.2019 ve 10.02.2021 tarihlerinde icra dosyasına haricen tahsil bildiriminde bulunulduğu, diğer ödeme iddialarına ilişkin belge sunulmadığı ve ödeme iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle takibe konu asıl alacak miktarı 245.925,24 TL yönünden alacaklı tarafça haricen tahsil bildiriminde bulunulduğu, bu miktar yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından 245.925,24 TL alacak yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bakiye kısım yönünden davanın reddine, 245.925,24 Asıl alacağın %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yasal şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu ile davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarlayarak müvekkilinin takip tarihinde alacaklıya muaccel borcu bulunmadığını, bakiye kısmın yanlış hesaplandığını, takibe konu borcun ödendiğini, teminat mektubunun borcun tamamını karşıladığını, alacaklının teminat mektubunun fatura borcuna istinaden bozdurulduğunu ileri sürdüğünü, faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin 39.974,80 TL’lik ödemesinin mahkemece düşülmediğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti.
Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; hükmün bir nolu bendinin isabetli olduğunu, diğer bentlerde müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, takip başlatmakta kusurlarının bulunmadığını, davacı şirket aleyhine de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çeke dayalı kambiyo takibinde borçlunun yasal sürede yaptığı borca itiraza dayanak olarak sunduğu belgeler arasında sadece 100.000,00 TL’lik ödemeye ilişkin belgenin İİK’nın 169. maddesi kapsamında olduğu, alacaklı taraf sehven bu miktarın düşülmediğini belirterek icra müdürlüğüne başvurmuşsa da bu durumda kötü niyetli olmasa bile ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, her ne kadar takip sonrası ödenen miktarlar dikkate alınarak dosya borcu belirlenmiş ise de mahkemece yapılması gerekenin dava tarihi olan 12.09.2019 itibarıyla dosya borç miktarını belirlenmesi olduğu, takip öncesi ödenen miktarın 100.000,00 TL olduğu, bu nedenle tazminatın bu miktar üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davacının hükme yönelik istinaflarının esastan reddine, davalının istinaflarının ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına 245.925,24 TL alacak yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bakiye kısım yönünden davanın reddine, 100.000,00 TL asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, yasal şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu ile davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili temyiz dilekçesinde; alacaklının, ödemeleri düşmeden çek tutarının tamamını takibe koyduğunu, alacaklıya toplam 670.388,90 TL ödeme yapıldığını, çekin tamamının ödendiğini, alacaklı tarafından dosyaya “haricen tahsil” olarak bildirilen ödemelerin tamamının takipten önce yapıldığını,takipten önce 100.000,00 TL ve 39.974,80 TL ödemeler yapıldığını, 145.925,24 TL’nin alacaklı tarafından bozdurulan teminat mektubundan kalan meblağ olduğu belirtilerek icra dosyasına haricen tahsil olarak bildirildiğini, toplam 285.900,04 TL.’nin icra takibinden önce ödendiğini, alacaklının 500.000,00 TL tutarındaki teminat mektubundan tahsil ettiği tutarın fatura alacağına mahsup ettiğine ilişkin iddiasının asılsız olduğunu, faturaya karşı süresinde itiraz ettiklerini, fatura alacağının kesinleşmediğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve müvekkilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, borçlu tarafından takipten önce yapılan ödemenin müvekkili şirket kayıtlarına geçmesinden sonra İcra Müdürlüğüne başvurarak 100.000,00 TL asıl alacak tutarından feragat ettiklerini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, borçlunun takipteki borcun tamamına itiraz ettiğini, borçlu aleyhine takip çıkışı tutarının %20’si oranında tazminata hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık kambiyo takibinde borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 169/a maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı ve borçlu vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraflar yönünden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.