Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/3259 E. 2023/374 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3259
KARAR NO : 2023/374
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
KDZ. … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2020 tarihli ve 2020/705 Soruşturma, 2020/4290 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii
KDZ. … Sulh Ceza Hakimliğinin 16.04.2021 tarihli ve 2021/659 Değişik … sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.04.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2022 tarihli ve 2021/17821 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2022 tarihli ve KYB-2022/43521 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2022 tarihli ve KYB-2022/43521 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, şüphelinin … … … ve Spor İlçe Müdürlüğü sözleşmeli personeli olduğu ve … … … Kulübünün antrenörlüğünü yaptığı, anılan kulübün lisanslı sporcusu olan mağdurun, … … ve Spor İl Müdürlüğünden alması gereken yolluk ve yevmiye giderini, mağdurun imzasını taklit ederek mutemet sıfatıyla alıp mağdura veya velisi müştekiye teslim etmediği şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada, her ne kadar anılan Cumhuriyet Başsavcılığının 29/12/2020 tarihli kararı ile müştekinin kendilerine harcırah ödemesi yapılmadığına ilişkin soyut iddiası dışında, kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak somut ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Somut olayda, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce soruşturmaya konu … toplu seyahatler yolluk bildirimi başlıklı belge aslının incelenmesinde mağdurun imzasına karşılık gelen bölümde, söz konusu imzanın şüphelinin eli ürünü olduğunun belirtildiği, soruşturma kapsamında ifadesi alınan tanıklardan … …’ün şüpheli tarafından olay tarihinde kendilerine para verildiğini hatırlamadıklarına dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde, anılan delillerin şüpheli hakkında zimmet ve resmî belgede sahtecilik suçundan kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz …, süresi ve mercii gösterilir.
…”
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi …’ın oğlu olan mağdur …’ın, Kdz. … … kulübünün lisanslı sporcusu olduğu, 04-05 Haziran 2016 tarihinde … ilinde yapılan … … Şampiyonası ile 19-22 Nisan 2016 tarihinde Alanya’da yapılan Uluslararası … Müsabakaları için, mağdur adına düzenlenen harcırahın, bu müsabakalarda idareci olarak görev yapan şüpheli …’ın hesabına yatırıldığı, buna rağmen şüphelinin bu harcırahı mağdura teslim etmeyerek, teslim edilmiş gibi yerine sahte imza attığının iddia edilmesi karşısında; öncelikle şikayet dilekçesinde belirtilen … ilindeki müsabakaya ilişkin tüm evrakların temini ile imza incelemesi yaptırılması, ilgili kurumdan şüphelinin görev ve ünvanının sorulması, kamu görevlisi olup olmadığının ve sporculara ilişkin harcırahların görevi gereği kendisine tevdi edilip edilmediğinin tespit edilmesi, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10.09.2020 tarihli uzmanlık raporundaki, Alanya’da yapılan Uluslararası … Müsabakalarına yönelik tanzim edilen … Toplu Seyahatler Yolluk Bildirimi başlıklı belgede bulunan mağdur adına atılan imzanın, mağdurun elinden çıkmayıp şüphelinin elinden çıktığı yönündeki belirleme de gözetilmeden, “.. müştekinin kendilerine harcırah ödemesi yapılmadığına ilişkin soyut iddiası dışında, kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak somut ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilemediği, yine söz konusu harcırah tablosunda yaşı küçük sporculara ait bölüme imza atan şahsın şüpheli olduğu tespit edilmiş ise de, şüphelinin eyleminin dosya kapsamında kasten suç işlemek amacıyla gerçekleştirdiğine dair bir delil ve emarenin bulunmadığı, zira oradaki imzalar neticesinde sporculara ödenmesi gereken harcırahların şüpheli tarafından ödenmiş olduğu, şüphelinin herhangi bir şekilde dolandırıcılık yapmak gibi bir kastı ve eylemi olduğuna ilişkin dosya kapsamında soyut iddia dışında bir delil elde edilemediği …“ şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. KDZ. … Sulh Ceza Hakimliğinin 16.04.2021 tarihli ve 2021/659 Değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

….02.2023 tarihinde karar verildi.