Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9022 E. 2023/109 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9022
KARAR NO : 2023/109
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili dava dilekçesinde, haciz yapılan adresin üçüncü kişiye ait olduğunu, mülkiyeti üçüncü kişi şirkete ait 250 ton taş kömürünün yurtdışından ithal edildiğini, söz konusu kömürlerin millileştirme işleminin yapıldığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davalı borçlu ile üçüncü kişi şirket ortakları arasında organik bağ olduğunu, mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlemler yaptıklarını, belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı şirket ve davalı şirketin haciz yapılan adreste 20.07.2018 ile 09.11.2018 tarihleri arasında birlikte faaliyette bulunmaları, her iki şirketin kuruluşlarından 17.08.2018 tarihine kadar ortaklarının aynı kişiler olması, 11 sigortalı çalışanın borçlu şirkette sigortalı olarak çalışırken 11.11.2018 tarihinde şirketten çıkışlarının yapılması, bir gün sonra 12.11.2018 tarihinde davacı şirkette sigortalı olarak çalışmaya başlaması, haciz sırasında yapılan kıymetli evrak araştırmasında mahalde bulunan klasörler üzerinde borçlu şirketin unvanının yazılı olması ve klasörler içinde çok sayıda evrak tespit edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı üçüncü kişi şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, … Organize, Sanayi Bölgesi’nde 40 dönüm gibi geniş ve çok kıymetli bir araziye sahip olan, 2007 yılından bu yana aynı adreste kesintisiz olarak faaliyet gösteren, 3. kişi şirketin, yerel mahkemenin gerekçeli kararında iddia ettiği gibi, mal kaçırmak kastıyla kurulmuş veya bu amaçla kullanılan paravan bir şirket olarak nitelendirilemeyeceğini, şirketler arasında malvarlığı devri olgusunun söz konusu olmadığını, sadece hissedarlarının baba/oğul olması, veya sadece bir kısım çalışanların bir yerden ayrılıp başka bir yere geçmelerinin, tüzel kişilerin kişilikleri mefhumunu ortadan kaldırmaya yetmeyeceğini, yerel mahkemenin iki tüzel kişinin bağımsız mamelekleri ve bağımsız kişiliklerini yeterince değerlendirmeksizin, eksik inceleme ile karar tesis ettiğini belirterek yerel mahkeme kararın ortadan kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar haciz yapılan adres borçlunun adresi değil ise de; haciz mahallinde bulunan klasörler üzerinde borçlu şirketin unvanının yazılı olduğu ve klasörler içinde çok sayıda evrak tespit edildiği, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, davacı şirket ile takip borçlusu şirketin bir dönem haciz yapılan adreste birlikte faaliyette bulundukları, her iki şirketin ortaklarının aynı kişiler olduğu, 11 sigortalı çalışanın dosya borçlusu şirkette sigortalı olarak çalışırken 11.11.2018 tarihinde şirketten çıkışlarının yapıldığı, bir gün sonra 12.11.2018 tarihinde davacı şirkette sigortalı olarak çalışmaya başladıkları, her iki şirketin faaliyet konusunun aynı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı şirket ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğu, üçüncü kişi karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delil sunamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı üçüncü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı üçüncü kişi vekili, borçlu ile üçüncü kişi şirketin hakim ortaklarının baba-oğul olmaları ve geçmişte grup şirket olmaları dışında bağ olmadığını, faaliyet alanlarının ve adreslerinin farklı olduğunu, bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, borçlu ile üçüncü kişi şirketlerin iki ayrı tüzelkişilik olduğunu ileri sürerek kararı bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 Sayılı İİK ‘nın 96, 97 ve 99. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. SONUÇ
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.