Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7680 E. 2023/125 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7680
KARAR NO : 2023/125
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki icra takibinin zaman aşımına uğradığına ilişkin şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak şikayetin kabulü ile davacı yönünden karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibin uzunca bir süre işlemsiz bırakılmak sureti ile alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek zamanaşımı nedeni ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesinde davacı borçlu yönünden 2007 yılından en son 23.09.2021 tarihine kadar birçok zamanaşımını kesen taleplerde bulunduklarını, karşı tarafın hangi tarihlerde hangi üç yıl içerisinde dosyanın işlemsiz bırakıldığından zamanaşımına uğradığını beyan dahi edemediğini, hukuken her bakımdan mesnetsiz iş bu davanın reddini, açıkça bir kötü niyetle ve haksız olarak borçtan kurtulmaya yönelik açılmış iş bu dava nedeniyle müvekkili lehine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince verilen karar gerekçesinde; ”.. alacaklı davalı tarafından dava dışı borçlular … , … aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 27.06.2006 tarihinde takip başlatıldığı, icra dosyasının incelenmesinde; 05.07.2006, 27.10.2006, 14.12.2006 tarihli haciz tutanakları ile borçlulara ait adreslerde hacizler yapıldığı, 26.01.2007, 14.03.2007, 20.06.2007, 25.09.2007, 15.12.2009, 09.02.2010, 12.02.2010, 24.02.2010, 04.03.2010, 31.01.2011, 14.05.2013 tarihlerinde alacaklı vekilince borçlular adına kayıtlı gayrimenkuller ile miras yolu ile intikal edebilecek hisseleri üzerine, taşınır taşınmaz mal varlıklarına haciz konulmasını içeren talepler gönderildiği, yine alacaklı vekilince 14.01.2008, 26.06.2012, 09.01.2017, 24.04.2017, 16.03.2018, 03.04.2018, 25.06.2018, 27.10.2018, 28.11.2019, 22.01.2020 tarihli talepler ile borçluların çalıştıkları şirketlere maaş haczi müzekkeresi gönderilmesinin talep edildiği, 25.03.2008 tarihinde hacze çıkıldığı, haciz mahallinde bulunan borçlu …’nın babasının beyanına göre borçlunun adresten taşındığının beyan edilmesi üzerinde alacaklı vekilince adres araştırması yapılması yönünde çeşitli tarihlerde talepler gönderildiği, 27.02.2010, 06.08.2012 tarihlerinde borçlu …’nın adresinde hacizler yapıldığı, 04.03.2010 tarihinde dosyaya borçlu sıfatı ile icra kefili Şebnem Akıncı’nın da eklendiği, alacaklı vekilince 19.01.2012 tarihinde borçluların SGK bilgilerinin çıkartılması, 06.08.2012 tarihinde posta çeki hesabına haciz konulması için ptt müdürlüğüne müzekkere yazılması gibi talepler gönderildiği, 18.11.2015 tarihinde dosyanın takipsizlik nedeni ile işlemden kaldırıldığı, dosyanın 14/12/2016 tarihinde yenilenerek 2016/12665 Esasa kaydının yapıldığı, dosyamız davacısının takip dosyasında borçlu sıfatı ile yer aldığı, alacaklı vekilince 15.09.2021 tarihinde …’ın banka hesaplarına hak ve alacaklarına haciz konulması için müzekkere yazılmasının talep edildiği, 13.01.2022 tarihinde borçlu …’ın mirastan intikal taşınmazların haczine matuf olarak ölüm ve kapalı nüfus kaydının alınarak UYAP sistemine kaydedilmesinin talep edildiği, davacı tarafın 29.12.2021 tarihli dava dilekçesi ile; takip konusu senedin zamanaşımına uğradığının iddia edildiği, ancak icra dosyası kapsamına göre dava açılış tarihinde önce alacaklı vekilince en son 15.09.2021 tarihinde bankalara haciz müzekkeresi talebinin yapıldığı, dolayısıyla bu tarihten sonra 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmış” şeklinde gerekçeyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesindeki hususları tekrar ederek mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde; şikayetin takibinin kesinleşmesinden sonra zamanaşımı nedeniyle, takibin şekline göre İİK.nun 170/b maddesi göndermesi ile, İİK.’nun 71. ve 33-a maddeleri uyarınca icranın geri bırakılmasına ilişkin olduğu, şikayetçi … ile ödeme emrinde yer alan İbrahim Işık aynı kişi olduğundan (borçlunun mahkeme kararı ile isim ve soy isim değişikliği yaptığı anlaşıldığından), istinafa dair inceleme buna göre yapıldığı ve 6102 sayılı TTK’nun 778. maddesinin yollamasıyla bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 749. maddesi uyarınca poliçeyi kabul eden muhataba (bonoyu düzenleyene ve onun lehine aval verene) karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren üç yıl olması düzenlemesi karşısında anılan Yasanın 750. maddesinde ise zamanaşımını kesen sebepler düzenlenmiş olup, bu sebeplerden biri de alacaklı tarafından yapılan icra takip talepleridir. Haciz talebi de bir icra takip talebi olduğundan (ilgili borçlu/borçlular hakkında) haciz talebinde bulunulması ile (ilgili borçlu/borçlular için) zamanaşımı kesilir. Bunun dışında, malvarlığına ilişkin sorgulamalar ve dosyanın yenilenmesi takip işlemi olmadığından zamanaşımını kesmez. Alacağın bağlı olduğu zamanaşımı, takiple ilgili son işlem tarihinden itibaren (yeniden) işlemeye başlar. İcra mahkemesi, zamanaşımı iddiası üzerine, şikayetçi borçlunun zamanaşımının gerçekleştiğini belirttiği tarih aralığı dışında (şikayetçi borçluya karşı yapılan) diğer icra takip işlemlerini de inceleyerek zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini denetler. İstinafa konu edilen ilk derece mahkemesince, sadece şikayetçi borçluya karşı yapılan icra takip işlemlerini denetlenerek sonuca gidileceği yerde takibin diğer borçlusu yada borçluları yönünden yapılan icra takip işlemlerinin zamanaşımını kestiği yönündeki değerlendirmesi bölge adliye mahkemesi 7 . Hukuk dairesince yerinde görülmemiştir. Ayrıca, (şikayetçi borçluya) ödeme emri tebliğinden itibaren İİK.nun 78/2. maddesinde düzenlenen “haciz isteme hakkı” süresi içinde yerine getirilmiş olup, İİK.nun 78/son maddesi gereğince, yeniden haciz uygulanabilmesi için şikayetçi borçluya yenileme emri tebliğine ve yenileme harcı alınmasına gerek yoktur. Dolayısıyla, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten bir yıllık sürede haciz talebinde bulunulması halinde icra dosyasının işlemden kaldırılması söz konusu olamayacağından alacaklı tarafça dosyanın yenilenmesi talebinin, belirtilen süre içerisinde hakkında haciz talebinde bulunulan şikayetçi borçlu yönünden icra takip işlemi olarak sayılmayacağının kabulü gerekir. Bu kabuller çerçevesinde; İcra dosyasında sadece şikayetçi borçlu yönünden yapılan icra takip işlemlerinin denetlenmesi sonucu; somut olayda, (her ne kadar çeşitli tarihlerde diğer borçlu … ve icra kefili Şebnem Akıncı hakkında icra takip işlemleri ile takip borçlularının malvarlığına yönelik sorgulamalar yapılmış ise de, yukarıda da belirtildiği üzere, diğer borçlu ve icra kefili hakkında icra takip işlemlerinin şikayetçi borçlu yönünden zamanaşımını kesmeyeceği, malvarlığı sorgulamaları icra işlemi olmakla birlikte icra takip işlemi olmadığından zamanaşımına herhangi bir etkisi bulunmamakla) 19.06.2012 tarihli haciz talebinden 28.11.2019 tarihli haciz talebine kadar zamanaşımını kesen icra takip işlemi, dava ve tedbir bulunmadığından takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığının kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak ”Şikayetçi borçlu vekilinin istinaf isteminin KABULÜ İLE; 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca, … 7. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 08/02/2022 tarih, 2022/598 – 65 E.K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, yerine; 1-Şikayetin KABULÜ ile; … 3. İcra Dairesinin 2016/12665 esas sayılı takip dosyasında şikayetçi borçlu … yönünden, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına,” şekilde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Bölge adliye Mahkemesinin kararının zaman aşımının hangi aşamalarda durmadığını belirtmeksizin, yapılan işlemleri görmezden gelerek yanlış değerlendirmeler üzerine karar verdiğini, hangi zaman aralığında, hangi talepler arasındaki zaman içinde zaman aşımına uğradığına dair bir tespitte bulunamadığından kararın hukuka aykırı olduğunu ve bozulması gerektiğini belirtmiştir. Yenileme ve mal varlığı sorgularının icra takip işlemi olarak görülmemesinin hatalı olduğunu, takibin zaman aşımına uğrayacak şekilde atıl bırakılmadığını ve hatalı kararın bozularak davanın reddini talep etmiş, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip başlatıldıktan sonraki dönem için takibin zaman aşımına uğradığına ilişkin şikayettir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu’nun 170/b, 71, 78, 33/a maddeleri, Türk Ticaret Kanunu’nun 778.maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.