YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/306
KARAR NO : 2007/368
KARAR TARİHİ : 12.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalıya ait sevk ve idaresindeki …. plakalı aracıyla müvekkiline ait … plakalı aracına çarptığını belirterek hasar, değer ve kazanç kaybı olarak toplam 4.000.00YTL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini, hasarın sigorta şirketi tarafından karşılanacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 144.59YTL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesinde belirlenen kusur oranıyla bağlı değil ise de kesinleşmiş maddi olgu ile bağlıdır. Ceza mahkemesi dosyasındaki 13.2.2004 tarihli bilirkişi heyeti raporunda: “davalının, önünde gitmekte olan davacının idaresindeki münübüsü sollarken dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu soldan yol dışına çıkıp aracını kum-çakıllı kısma kaptırarak sevk ve idare hakimeyitini kaybetmekle ve daha sonra sağına kırarak yola çıkışı sırasında davacıya ait münübüsün önünü tam olarak kestiği” yönündeki maddi olgu kesinleşmiştir. Oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunan bu rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken 16.1.2006 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetli görülmemiştir.
2- Kabule göre de; davacının talep ettiği 500.00YTL’sı değer kaybının aracın modeli, yaşı ve hasar durumuna göre uygun kabul edilmesi gerektiği halde 16.1.2006 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetli değildir.
3- Davacının dava tarihindeki haklılığı gözönüne alınarak yargılama giderlerinin buna göre belirlenmesi ve taraflara yükletilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.
4- Davalının temyiz itirazlarına gelince; mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kazanç kaybına ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
5- Davacı 2.500.00YTL’sı hasar tazminatı talep ettiği halde 16.1.2006 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen 3.324.694.250YTL’sı hasar bedeli üzerinden hesaplama yapılması sonucu HUMK.nun 74. maddesine aykırı biçimde tazminata hükmedilmeside doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, (1), (2), (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün davacı yararına, (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 12.2.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.