YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3419
KARAR NO : 2007/2414
KARAR TARİHİ : 09.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 17.10.1999 tanzim, 17.7.2002 vadeli 55.000.00 YTL senet nedeniyle müvekkiline borçlu bulunan davalı …’ün icra takibini karşılıksız bırakmak amacıyla adına kayıtlı 1077 Ada 56 parseldeki taşınmazını 15.5.2003 tarihinde düşük bedelle ve aynı zamanda kiracısı olan davalı …’a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili, borçlunun başka malları bulunduğundan aciz halinin gerçekleşmediğini, satışın gerçek olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olması ve halen taşınmazı kullanıyor olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Davalı … tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kabulü ile … İcra Müdürlüğünün 2006/4385 sayılı dosyasındaki takip konusu alacak ve fer’ileri miktarıyla sınırlı olarak … … Mahallesi 1077 Ada 56 parselde kayıtlı taşınmazla ilgili davalılar arasındaki 15.5.2003 tarihli tasarrufun iptaline, söz konusu taşınmaz üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİY’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Anılan madde uyarınca elinde muvakkat veya kat’i aciz belgesi bulunan her alacaklı tasarrufun iptali davası açmaya hakkı vardır. Aynı yasanın 278, 279 ve 280. maddesinde ise hangi hallerde tasarrufun iptal edileceği belirtilmiştir.
Somut olayda 12.11.2004 tarihli geçici aciz belgesinden borçlu …’ın aciz halinde olduğu, tasarrufun borcun doğumundan sonra yapıldığı, borçlu ile hukuki ilişkide bulunan davalı …’nin borçlunun kiracısı olduğu, dosya içeriği ile sabittir. İİK 278/2 maddesinde edimler arasındaki fahiş farkın varlığı halinde yapılan tasarrufun bağışlama hükmünde sayılacağı öngörülmüştür. Diğer taraftan 3.kişi … borçlu …’ın kiracısı olmasına nazaran borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak kastını bilebilecek kişilerdendir. Ayrıca gerçek satış bedelinin ödendiğide kanıtlanmış değildir. Delillerin takdiri mahkemeye ait olup takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle ve kanunda yazılı diğer gerektirici nedenlere göre davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 2.718.50 YTL kalan onama harcın temyiz edenden alınmasına 9.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.