Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/583 E. 2023/149 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/583
KARAR NO : 2023/149
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/1432 E., 2021/643 K.
DAVA TARİHİ : 28.02.2013
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından bozma ilamına uyularak dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

I. DAVA

Davacı taşeron vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 10/09/2007 tarihinde … A-2 Blokun kalebodur ve fayans işlerinin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, davacının işleri bitirerek teslim ettiğini; ancak bakiye iş bedelini alamadığını, bunun üzerine İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğü’nün 2012/21398 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını; davalının süresi içinde haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının edimlerini yerine getirmediğini, sözleşme gereğince işçi ücretleri, vergi ve sigorta yükümlülükleri başlıklı madde uyarınca şirketin çalıştırmakta olduğu işçilerin işçilik haklarını ve SSK primlerini ödemesi ve bu belgeleri müvekkili şirkete ibraz etmesi gerektiğini, ancak davacının ibraz etmediğinden dolayı da alacağının muaccel olmadığını, ayrıca davacının takip miktarı kadar alacağı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 2014/398 Esas–2014/578 Karar ve 25.11.2014 tarihli kararı ile; taraflarca imzalanan sözleşmenin 17. maddesine göre, davacı tarafın davalı şirketten ödeme talep edebilmesi için, davalıya takipten önce işçi ücretlerinin ve diğer işçilik alacaklarının, haklarının ve SGK primlerinin ödendiğine dair evrak ve makbuzları ibraz etmesi gerektiği, aksi halde davalı tarafın gerek sözleşme gerekse TBK 97 ve devamı maddeleri uyarınca iş bedelini ödemeden kaçınma hakkının bulunduğu, davacının icra takip tarihi itibariyle sözleşme kapsamında davalıyı temerrüte düşürdüğünü kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davalıya, işçi ücretlerinin ve diğer işçilik alacaklarının, haklarının ve SGK primlerinin ödendiğine dair evrak ve makbuzlarının ibraz edildiği gerekçesiyle karar temyiz edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi 2015/1503 Esas – 2016/128 Karar ve 13.01.2016 günlü kararı ile; İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından verilen cevabi yazıda, davacı taşeron şirketin 15.10.2007–01.12.2009 tarihleri arasında kuruma bildirimde bulunduğu çalışanlarının SGK-APH ödemelerini eksiksiz yerine getirdiğinin anlaşıldığı, kurum tarafından verilen taşeron ilişiksizlik belgesinin onaylı fotokopisinin dosyaya sunulduğu, davacı tarafından da çalıştırdığı işçilerden işçilik alacakları olmadığına dair alınan ibranamelerin dosyaya ibraz edildiği, bu durumda sözleşme konusu iş de bitirilip teslim edildiğinden davacı alacağının muaccel hale geldiğinin kabulü gerektiği, davalı yüklenici tarafından dosyaya sunulan dilekçelerden bakiye alacağın miktarına da itiraz edildiği anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2. KARARI

Mahkeme, bozma ilamına uyarak yaptığı yargılama sonunda, 2016/1432 Esas–2021/643 Karar ve 24.09.2021 tarihli kararı ile; davacı taraf tacir olup, verilen süre içinde ticari defterlerini sunmayarak defter ibrazından kaçındığı, davalının süresi içinde sunduğu ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı defterlerine göre davacının 54.281,83 TL alacaklı göründüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, 54.281,83 TL üzerinden takibin devamına, icra inkar isteminin ise alacak likid olmadığından reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili, davalı tarafından alacağın miktarına itiraz edilmediği, sadece ödemezlik definde bulunulduğu, dayanak faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerine ters kayıt olarak işlenen bedellerinin dayanak faturası olmayıp hayali kayıtlar olduğu, bu kayıtlar dikkate alınmadığında takip konusu alacağa ulaşıldığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili, davacının SGK ödeme belgelerini sözleşmenin 17. maddesi uyarınca sunmadığını, kendi edimini yerine getirmeyen davacının, davalıdan ödeme edimini yerine getirmesini bekleyemeyeceğini, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini, davalının ödemeden kaçınma hakkı bulunduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi uyarınca bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk

Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci maddesi, İcra ve İflas Kanunu’nun 67 inci maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi

3. Değerlendirme

1. İlk derece mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun’un 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı vekili alacağın miktarına davalı tarafça itiraz edilmediği gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de bozma ilamında da belirtildiği üzere davalı cevap ve diğer dilekçelerinde davacının bakiye alacak miktarına açıkça itiraz ettiğinden bu temyiz itirazı yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
Davacı vekili, davalı defterlerinde bulunan “24.09.2008 Ft. 667587 10 Nolu Hakediş İade 12.359,55 TL ve 17.12.2008 Ft. 668096 11 Nolu hakediş iade 22.854,41 TL” kayıtların dayanağının bulunmadığı, bu miktarların eklenerek alacağın hesaplanması gerektiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de; süresi içinde ticari defterlerini ibraz etmeyerek defterleri üzerinde inceleme yapılmasını engellediğinden, davalı defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre karar verilmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmayıp, davacının bu temyiz itirazı da yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
Davacı vekili alacağın likid olduğundan bahisle icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle de kararı temyiz etmiş ise de; itirazın iptali davalarında icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için diğer şartların yanında borçlunun itirazın da haksız olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı taşeronun takibe konu alacağının muaccel olup olmadığı yargılama sonucunda belirlendiğinden davalının takibe itirazın da haksız olduğu kabul edilemeyeceğinden, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmemesi hukuka uygun olup, davacının bu temyiz itirazı da yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
Davalının temyiz itirazlarına gelince; davalı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri az yukarıda esas ve karar numarası belirtilen bozma ilamında değerlendirilmiş olup, mahkemece bozma kararına uymakla bozma doğrultusunda karar vermek zorunda olduğundan, diğer taraf için de bu durum usuli kazanılmış hak oluşturduğundan, bozma kararında davacı alacağın muaccel olduğu kabul edilmiş ve bu doğrultuda mahkemece inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının bu konudaki temyiz itirazları yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 1086 sayılı Kanun’un 436 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.