YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/464
KARAR NO : 2023/484
KARAR TARİHİ : 17.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : İtirazın reddine
Basit yaralama, tehdit, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, konut dokunulmazlığını ihlal etme, hükümlü veya tutuklunun kaçması ve iftira suçlarından Alaşehir İnfaz Hakimliğinin, 23.06.2021 tarihli ve 2021/821 Esas, 2021/828 Karar sayılı kararı ile 12 yıl 30 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü …’nun, açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin reddine ilişkin Alaşehir M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 26.11.2021 tarihli ve 2021/3935 sayılı kararına yönelik şikayetin, hükümlünün içtimalı cezaları içerisinde boşanmış olduğu eşe karşı kasten yaralama suçunun bulunduğu gerekçesiyle reddine dair Alaşehir İnfaz Hâkimliğinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/1630 Esas, 2021/1685 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2021/940 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.11.2022 tarihli ve 94660652-105-20-18259-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve 2022/141934 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve 2022/141934 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Alaşehir İnfaz Hâkimliğinin, 10.12.2021 tarihli kararında hükümlünün içtimalı suçları arasında yer alan 04.07.2016 tarihinde eski eşine karşı işlemiş olduğu basit yaralama suçu nedeniyle açığa ayrılma şartlarını taşımadığından bahisle hükümlünün talebinin reddine ilişkin anılan Mahkemenin kararına karşı yapılan itirazın Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2022 tarihli kararıyla reddine karar verilmiş ise de,
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin “Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılacak hükümlüler” başlıklı 6 ncı maddesinde yer alan,
”(1) Hükümlülerden; a) (Değişik:RG-22/8/2015-29453)Toplam (Değişik ibare:RG-22/2/2017-29987) cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infazedip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha azsüre kalanlar,
(2) Açık kurumlara ayrılabilmek için, ayrıca; a) (Değişik bent: 18.08.2016 – 29805 S.R.G. Yön./1. md.) 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 01.03.1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması, b) (Değişik bent: 18.08.2016 – 29805 S.R.G. Yön./1. md.) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 ve 103 üncü maddeleri ile eşe karşı işlenen 82/1-d, 86/3-a ve 96/2-b maddeleri ve 01.03.1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 414, 416/1, 418/1 maddeleri ile eşe karşı işlenen 449/1, 456 ve 457/1 maddelerinden mahkûm olanlar ile adli suçlardan hükümlü olup yabancı uyrukluların koşullu salıverilme tarihine üç yıldan az süre kalması…” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Somut olayda, her ne kadar 08.07.2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3-a. maddesinde yer alan kasten yaralama suçuna ilişkin “eşe” ibaresi “eşe,
boşandığı eşe” şeklinde değiştirildiği anlaşılmış ise de, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin 6/2-b maddesinde sadece eşe karşı işlenen kasten yaralama suçuna ilişkin düzenlemenin yeraldığı, suçun boşanmış eşe karşı işlenmesi haline yönelik herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin (1), (2) ve (3) nci fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar”
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Hükümlü …’nun hakkında verilen ve kesinleşen toplam 12 yıl 30 ay 15 gün hapis cezasından dolayı 01.09.2021 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, Alaşehir Cumhuriyet savcılığı tarafından düzenlenen 02.09.2021 tarihli ve 2021/2718 sayılı müddetname göre şartla tahliye tarihinin 26.05.2029, bihakkın tahliye tarihinin ise 20.09.2034 olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
3. Hükümlünün 15.11.2021 tarihli dilekçe ile açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinde bulunduğu, bu talebinin infaz edilmekte olan cezaları içinde eski eşine karşı işlediği yaralama suçundan mahkumiyeti bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verildiği, hükümlünün cezaevi idaresinin bu kararına karşı yaptığı şikayetin İnfaz Hakimliğince aynı gerekçe ile reddine karar verildiği, İnfaz Hakimliği kararına karşı yaptığı itirazın ise itiraz merci Ağır Ceza Mahkemesince reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
4. Hükümlünün 04.07.2016 tarihinde boşanmış olduğu eşine karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli ve 2017/473 Esas, 2018/745 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 86/1, 87/1-(c), 29/1, 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, verilen bu karara karşı yapılan istinaf başvurusun ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2019/1291 Esas, 2019/1339 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği ve kesinleştiği tespit edilmiştir.
5. Her ne kadar 08.07.2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (a) bendinde yer alan “eşe” ibaresi “eşe, boşandığı eşe” şeklinde değiştirilmişsede, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin 6 ncı maddesinin ikinci fıkra (b) bendinde sadece eşe karşı işlenen kasten yaralama suçuna ilişkin düzenlemenin yeraldığı,
suçun boşanmış eşe karşı işlenmesi haline yönelik herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, ayrıca somut olayda suç tarihi dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde yapılan ve aleyhe getirilen düzenlemenin, hükümlü aleyhine sonuç doğuracak şekilde uygulanmasının mümkün olmadığı dikkate alınmaksızın, hükümlünün açığa ayrılması yönündeki talebinin infaz ettiği içtimalı cezaları içinde boşandığı eşe karşı işlediği kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmü bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesinin Kanun’a aykırı olması nedeniyle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.02.2022 tarihli ve 2021/940 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.02.2023 tarihinde karar verildi.