YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/105
KARAR NO : 2023/139
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/42 E., 2022/370 K.
DAVA TARİHİ : 18.01.2013
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
II. CEVAP
Davalıya tebligatın yapıldığı, çağrıya rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/42 Esas, 2022/370 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Mahkemece davacı Kurum tarafından yapılan yersiz ödeme sigortalının kasıtlı ve kusurlu davranışından kaynaklandığından 5510 sayılı Kanun’un 96/1-a. maddesi hükmü gözetilerek yapılacak değerlendirme ve varılacak sonuç ile iade yükümünün kapsamı konusunda bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Kurum tarafından yapılan yersiz ödemenin sigortalının kasıtlı ve kusurlu davranışından kaynaklandığı, 5510 sayılı kanunun 96/1-a maddesi gereğince tahsilinin gerektiği, itirazın iptalinin yerinde olacağı HMK’nın 26.maddesi de dikkate alınarak asıl alacak miktarının 19.541,27 TL işlemiş faiz miktarının ise 3.589,80 TL olması gerektiği, alacağın likit olmadığı, davalı tarafından miktarının bilinmediği, davacının inkar tazminatı isteminin hukuka uyarlı bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle;
1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2-Davalının itirazının 19.541,27TL asıl alacak, 3.589,80TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.131,07 TL lik kısmının iptaline,
3-Bu miktar yönünden takibin devamına,
4-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-Davacının inkar tazminatı isteminin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Faiz talebinin fazla olduğuna ilişkin mahkeme değerlendirmesinin hatalı olduğu ile alacağın likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği hususlarından temyiz edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 23/06/1994-23/02/2006 tarihleri arasında tüm sigorta kollarında çalıştığı, davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiği belirtilerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Davalıya 23.06.1994 tarihinde babasından ötürü yetim aylığı bağlandığı, davalının 23.06.1994-23.02.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının bulunduğunun anlaşılması üzerine babasından bağlanan yetim aylığını başlangıç tarihi itibari ile keserek 23.06.1994-23.02.2006 tarihleri arasında ödenen aylıkları borç kaydettiği ve yersiz aylıkların tahsili amacıyla davacı Kurum tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine yönelik itiraz üzerine açılan davanın yasal dayanaklarından olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun icra takip tarihinde yürürlükte olan 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın %20’ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.
2. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan aylığın, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, davacı alacaklı Kurum yararına, davalının icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, Mahkemece bu hususta karar verilmemesi usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, temyiz eden davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Hükmün 5. numaralı bendinde yer alan “davacının inkar tazminatı isteminin reddine” ibaresinin silinerek yerine, “Takip tarihi dikkate alınarak, hükmolunan tutar üzerinden % 20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…