YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7522
KARAR NO : 2009/6895
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle davalı borçlu …’nun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla İzmir … mahallesi 48, 49 ve 50 parselde kayıtlı taşınmazların 1/80’er hissesini davalı … Milletlerarası İnş. Taah. San. Tic. A.Ş’ne sattığını belirterek tasarrufun iptaline, taşınmazlar son malik tarafından iyiniyetli 3.kişilere satılmış ise İİK.nun 283/2 madde gereğince devir tarihindeki reel değeri nispetinde nakdi tazminatın borçlu dışındaki davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı … Milletlerarası İnş. Taah. San. Tic. A.Ş vekili aciz belgesi sunulmadığını, harca esas değerin yüksek gösterildiğini, taşınmazın iyiniyetle ve rayiç bedele uygun alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …’ya dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davanın TMSF’nun da hissedarı olduğu ve 5411 sayılı yasanın 143. Maddesine göre kurulan varlık yönetim şirketi tarafından açıldığı geri dönmeyen banka kredilerinin tahsilini amaçladığı, fon tarafından davacıya devredilen alacağın aynı yasanın 132. Maddesi uyarınca fon alacağı haline geldiği ve davacının fon’a tanınan yetkilere sahip olduğu, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 142. maddesi uyarınca Fon ve Fon Bankaları tarafından açılacak tüm hukuk davalarına bakmakla görevli mahkemenin Ankara 1 ve 2. Asliye Ticaret Mahkemeleleri olması nedeniyle dava dosyasının bu mahkemelere gönderilmesi için Tevzi Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277. ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davaya bakan mahkeme, davanın kendi iş alanına girmediği kanısına varırsa dava dosyasını ilgili mahkemeye gönderimesine karar verir. Buna uygulamada gönderme kararı denilmektedir. Mahkeme gönderme kararı ile o davadan elini çeker. Bu nedenle, gönderme kararı nihai bir karardır. Yalnız, diğer nihai kararlardan farklı olarak gönderme kararı yalnız başına temyiz edilemez. Gönderme kararı gönderilen mahkemenin verdiği esas hakkındaki hükümle birlikte temyiz edilebilir. Ancak, gönderme kararının niteliğine tamamen yabancı olan ve onunla bağdaşması mümkün olmayan nihai bir hükmün bir yanılgı sonucu gönderme kararı ile birlikte verilmesi halinde, bu hüküm gönderme kararının niteliğine yabancı olan bölümü yalnız başına temyiz edilebilir. (Örneğin gönderme kararı ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gibi)
Somut olayda mahkemece verilen gönderme kararı harç ve vekalet ücreti gibi kararın niteliğine tamamen yabancı ve onunla bağdaşması mümkün olmayan bir hüküm içermediğinden temyiz kabiliyeti yoktur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz kabiliyeti bulunmayan gönderme kararı niteliğindeki hükümle ilgili davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.