Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9058 E. 2022/10317 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9058
KARAR NO : 2022/10317
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2019 tarih ve 2015/332 – 2019/237 sayılı kararı
Suç : 1-2911 sayılı Kanuna muhalefet (Tüm sanıklar bakımından)
2-Terör örgütü propagandası yapmak (Tüm sanıklar bakımından)
3-Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek (Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … bakımından)
4-Silahlı terör örgütüne üye olma (Sanık … bakımından)
Hüküm : 1-2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun; 32/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi (Tüm sanıklar bakımından)
2-3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 62, 53, 58/9 maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi (Tüm sanıklar bakımından)
3-5237 sayılı TCK’nın 314/3 ve 220/6 maddeleri delaletiyle 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 220/6, 62, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi (Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … bakımından)
4-TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi (Sanık … hakkında)
Temyiz edenler : Sanıklar müdafileri, sanıklar …, …, …, …

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümtemyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
I-Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanıklar müdafileri … ve …’ın duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar …, …, … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında anılan suç açısından bölge adliye mahkemesince bozma kararı verildiği, bu kararın kesin olduğu anlaşıldığından temyiz talebinin REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından, işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ve Dairemizin 2021/3568, 2021/2920, 2022/29245, 2022/13843 esas sayılı dosyaları ile aynı … yapılan incelemede;
III-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan, sanık … hakkında kurulan terör örgütü propagandası yapma suçundan, sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, sanıklar …, … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin ve sanıklar …, …, …, …, … temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
IV-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında kurulan terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
3713 sayılı Kanunun 7/2. fıkrasında tanımlanan terör örgütünün propagandasını yapma suçunun unsurları 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değiştirilerek ”terör örgütünün, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek şekilde” propaganda yapmayı yaptırıma bağlamıştır.
Terör örgütü propagandası yapma suçunun oluşması için; terör örgütü ile ilgili bir öğretinin, düşüncenin veya inancın başkalarına tanıtılması, benimsetilmesi ya da yayılması amacıyla yapılmasının yanında terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, bu yöntemleri övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması gerekmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayda, olay tutanakları, görüntü inceleme tutanakları ve tüm dosya kapsamında sanıkların çağrı üzerine saat 18:00 sıralarında Cevahir alışveriş merkezi önünde grup oluşturdukları, grup içinde … ve yanında bulunan birkaç şahsın 3×1 metre ebadında kırmızı zemin üzerine sarı yazıyla “SURUÇTAKİ KATLİAMIN SORUMLUSU KONTRA GERİLLADIR HESABINI SORACAĞIZ HALK CEPHESİ”, yazılı pankart açtığı yine grup içine “SURUÇ KATLİAMININ SORUMLUSU AKP İKTİDARIDIR KATİLLER HALKA HESAP VERECEK. DİREN KAZOVA KOOP.” yazılı pankartların açıldığı ancak pankart taşıdığı tespit edilemeyen sanıklar bakımından pankart içeriğine iştirakın mümkün olmadığı, grup tarafından “katil devlet hesap soracağız, Şafak Yayla ölümsüzdür. Bahtiyar Doğruyol onurumuzdur. İşkenceci polisten hesap soracağız, Suruç’un katili Kontragerilla’dır.” şeklinde sloganlar atıldığı şeklinde slogan atma eyleminin, 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddesinde yazılı, silahlı terör örgütü propagandası suçunun unsurlarını oluşturmadığı gözetilerek;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/9-69-99 sayılı ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.06.2002 tarih 5079-6668 sayılı kararlarında da işaret olunduğu üzere TCK’nın 215. maddesinde düzenlenen “kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde suçu ve suçluyu övme” suçunun oluşacağı, sanıklar

hakkında TCK’nın 215. maddesinde tanımlanan suçu ve suçluyu övme suçunun unsurları ve cezalandırılma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılarak sanıkların hukuki durumunun takdiri yerine, yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde propaganda suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
V-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Dairemizce de benimsenen, öğretide ekseriyetle kabul gören yerleşik yargısal kararlara göre, örgütü yönetmek ya da örgüte üye olmak suçları mütemadi (kesintisiz) suçlardandır. Yani fiilin icrası süreklilik arz eder. Bu suçlarda örgüt hiyerarşisine dahil olup faaliyetlere başlanmakla suç tamamlanmıştır. Ancak fiilin icrası devam ettiği müddetçe fiilin ifade ettiği haksızlık da süreceğinden suç işlenmeye devam edecektir. Failin kendi isteğiyle ya da irade dışı olarak örgütten ayrılması halinde suç bitmiş olacaktır. Mütemadi suçların tamamlanmasıyla bitmesi aynı anlamı taşımamaktadır.
Mütemadi suçların ceza ve muhakeme hukuku bakımından önemli sonuçları mevcuttur. Ceza hukuku bakımından, suça teşebbüs fiilin bitmesine kadar değil tamamlanmasına kadar mümkündür. İştirak ise bitinceye kadar gerçekleşebilir. Suç işlenmeye devam ettiğinden, koşulları varsa meşru savunma hükümleri uygulanabilir. Uygulanacak ceza hükümleri bakımından temadinin bittiği tarih esas alınmalıdır. Yine kusur yeteneği ve yaş küçüklüğü bitiş tarihine göre tayin edilir.
Muhakeme hukuku bakımından ise, zamanaşımı, yetkili mahkeme ve şikayet süresi temadinin bitişine göre değerlendirilecektir. Ancak suçun mütemadi niteliği, kural olarak görevli mahkemenin belirlenmesi ya da kovuşturma usulünün tespiti bağlamında bir özellik taşımaz. Örgüt üyeliği temadi eden suçlardan olması nedeniyle hukuki ve fiili kesintiyle sona erecektir. Kesinti tarihi suç tarihidir.
Mütemadi suçlarda iddianame düzenlemekle hukuki kesintinin gerçekleştiğinin kabulü halinde dava zamanaşımı süresi de işlemeye başlayacaktır. Bir taraftan suç işlenmeye devam ederken iddianameyle kamu davası açılması nedeniyle bu suçun dava zamanaşımına uğrama tehlikesi ortaya çıkacaktır. Diğer taraftan tamamlanan ancak bitmeyen mütemadi suçtan dolayı aynı sanık hakkında çok sayıda iddianame düzenlenebilecektir. Kamu davası açılması için yeterli delil bulunan hallerde savunma alınmaksızın dava açılmasına engel hal yok ise de, mütemadi suçlardan olan örgüt üyeliği suçunda yakalamanın gerçekleşmediği durumda dava açılması bir yarar sağlamayacaktır. Bu nedenlerle, örgüt üyeliği suçunda, temadinin fiili kesinti (yakalanma) ile meydana geleceği kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaylar değerlendirildiğinde;
Yapılan yargılama sonunda, terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu gözetilerek UYAP sisteminde yapılan incelemede, sanık … hakkında İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/133 esas, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/435 esas, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/152 esas sayılı dosyalarının, sanık … hakkında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/315 esas, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/90 esas, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/6 esas sayılı dosyalarının, sanık … hakkında Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/102 esas ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/51 esas, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/315 esas, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/177 esas, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/68867 soruşturma, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/23567 soruşturma sayılı dosyalarının, sanık … hakkında Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/163 esas, İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/471 esas, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/92 esas, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/166 esas, İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/434 esas sayılı dosyalarının, sanık … hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/3537 soruşturma, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/90 esas, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/168 esas, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/308 esas, İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/149 esas sayılı dosyalarının, sanık … hakkında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/4 esas, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/87 esas, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/4804 soruşturma sayılı dosyalarının, … hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/57784 soruşturma, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/379 esas sayılı dosyalarının, sanık … hakkında Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/132 esas, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin (Kapatılan)
2010/227 esas sayılı dosyalarının, sanık … hakkında İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/50 esas, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/174220 soruşturma sayılı dosyalarının, sanık … hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/97909 soruşturma, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/304 esas sayılı dosyalarının, sanık … hakkında İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/97 esas, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/48 esas, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/225 esas, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/351 esas, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/90 esas, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/87 esas, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/195 esas sayılı dosyalarının, sanık … hakkında İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/309 esas sayılı dosyalarının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan derdest olduğu görülmekle; sanıklara atılı eylem ve faaliyetlerin aynı dönemleri kapsayıp kapsamadığı belirlenip, iş bu dosyalarda aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığı hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptandıktan sonra, akabinde sanıkların eylemlerinde hukuki ve fiili kesinti oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek, Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosyalarının birleştirilerip, kesinleşmiş olması durumunda ise dosyanın aslı veya onaylı örneklerinin dosya arasına alınarak sanıklar hakkındaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
VI-Sanık … hakkında kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, terör örgütü propagandası yapmak, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre, sanığın bölge adliye mahkemesinin kararından önce 03.04.2020 tarihinde vefat ettiğine ilişkin UYAP ortamından alınan nüfus kaydı araştırılarak 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi gereğince hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve sanıklar …, …, …, …, …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.