Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/16340 E. 2009/14898 K. 16.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16340
KARAR NO : 2009/14898
KARAR TARİHİ : 16.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,davalı işveren nezdinde 21.1.1993-30.6.2000 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu,Tedaş Genel Müdürlüğü ve … Temizlik İnş.Tic.Ltd.Şti vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR

Dava,davacının davalılara ait işyerinde 21.01.1993- 30.06.2000 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığı iddiasına dayalı eksik bildirilen günlerin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngÖrülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Bu gibi durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Davalı DEDAŞ’a ait işyerinde,…, …, … gibi temizlik şirketlerinde çalışan kişilere temizlik işleri gördürülmektedir.Davalı DEDAŞ üst işveren olup her nekadar uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 87.maddesi gereğince alt işverenlerle birlikte SGK Başkanlığı’na karşı pirim borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu ise de hizmet tesbit davasında bu davalıya husumet düşmeyeceğinden öncelikle DEDAŞ’tan 1992-2000 yılları arasında işyerinden temizlik işlerinin hangi şirket ve kişilere ihale edildiği sorularak hakkında dava açılan … … Lmt Şirketi ile … ve … ‘ın hangi tarihlerde işyerinin temizlik işini ihale ile aldığı sorularak davacının da bu şirket ve kişiler elemanı olarak DEDAŞ işyerinde yada başka bir işyerinde görevlendirildiği sürelerde davalı….Ltd.şirketi,… ve …’ın işyerinde çalıştığının kabulü gerekir.
Yapılacak iş, davalı DEDAŞ’a yönelik davanın husumetten reddine karar vermek,diğer davalılara yönelik dava yönündende öncelikle davacının tesbitini istediği 1993-2000 yılları arasında eksik bildirime konu sürelerle ilgili olarak çalıştığı iddia edilen işverenlerden imzalı ücret bordrolarını istemek, imzalı ücret bordrosu olan dönemlerde imzalı ücret bordosundaki süreler kadar, olmayan sürelerde işverenlerin kayıtlarına geçmiş bu dönemin tamamında çalışan bordro tanıkları, bulunamadığında bu dönemler için iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken, işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları veya işverenleri gibi kişilerin çalışmaya ilişkin bilgilerine başvurmak ve tüm deliller toplandıktan sonra bir arada değerlendirilip sonucuna göre eksik bildirilen çalışmalarla ilgili bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile infazda tereddüt yaratacak şekilde tüm işverenleri sorumlu tutacak biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan Tedaş Genel Müdürlüğü ve Arı Temizlik İnş.Tic.Ltd.Şti’ne iadesine 16..11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.