YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/190
KARAR NO : 2023/433
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/280 E., 2021/790 K.
DAVA TARİHİ : 11.06.2013
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul, kısmen reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali ve yersiz ödenen aylıkların yasal faiziyle tahsili davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … ilgili mevzuat gereği emekli olmak amacıyla kanunlarca istenen belgeleri ilgili makamınıza sunarak emekli olmak amacıyla müracaata bulunmuştur. Müvekkilin müracaatı sonucunda davalı Kurum ilgili kurum müvekkilin ibraz ettiği evrakları incelemiş ve akabinde kendi iç mevzuatı gereği belgelerin doğruluğu ve geçerliliğini tespiti amacıyla kendisi de ilgili konsolosluğa yazı yazmak suretiyle belgelerin tetkikini yapmıştır. Yapmış oldukları yazışmalar sonucunda … Büyükelçiliğinin 951.00/2010/… BE sayılı ve … konulu 08.01.2010 tarihli yazısında müvekkil …’ın 13.04.1989-20.06.2004 tarihleri arasında Lübnan da çalıştığını ve devamı evraklarda yine 951.00/2010/… BE/207 sayı ve hizmet belgesi konulu cevabi yazısında müvekkilin yurt dışında çalıştığını ve bu çalışmalarına ilişkin belgelerini ekte sunmak suretiyle müvekkilin çalıştığını belirtmiştir. Bunun üzerine kurum müvekkilin SGK primlerini hesaplamak suretiyle eksik kalan primleri müvekkile yatırtmış ve müvekkil … emekli olmuş ve düzenli emekli maaşını almıştır. Davalı kurumun 17.01.2013 tarihli SGK rehberlik ve teftiş başkanlığı raporu sonucu müvekkilin almakta olduğu aylık kesme işleminin iptali, yurtdışnda geçen hizmetlerinin (borçlanma hakkının) tespiti, hizmetin iptaline konu edilen belgelerin celbi ile usulsüz olmadıklarının tespiti, usulsüz belgeler olduğundan bahisle müvekkilden kesilmiş olan maaşların faizi ile iadesi ve usulsüz belgelerden olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen borcun dava sonuna kadar durdurulması için ilgili kuruma yazı gönderilmesine yargılama harç ve giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Dava dilekçesinde talep sonucu çok açık değildir. Buna göre talep sonucunun davacıya açıklattırılması ve netleştirilmesi gerekir. Davada hem tespit hem de borca ilişkin menfi tespit talebinde bulunulmuştur. Herhangi bir teminat olmadan borcun tahsilatının durdurulmasının ya da bu konuda mahkemece bir yazı yazılmasının mümkün olmadığı çok açıktır. Bundan dolayı talep sonucu çok açık olmayan dilekçenin reddi gerekir. Öncelikle davacı talep sonucunu netleştirmelidir. Davacı tarafından kurumumuz il müdürlüğü davalı gösterilmiş ise doğrudan il müdürlüğünün taraf ehliyeti mevcut değildir. Davanın kurumumuz başkanlığına karşı açılması gerekirdir. Bu yüzden husumet itirazında bulunuyoruz. Davacı ve beraberinde bir çok şahıs hakkında kurumumuzca Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Lübnan çalışmalarını 3201 sayılı Yasa kapsamında yurt dışında bulunan türk vatandaşlarının yurt dışında geçen sürelerinin sosyal güvenlik bakımından değerlendirilmesi hakkındaki kanuna göre borçlanma talebinde bulunan davacı ve birçok kişinin kurumumuz Mardin İl Müdürlüğüne sunmuş oldukları belgelerin sahte olabileceği konusunda şüpheye düşülmesi üzerine kurum müfettişlerince inceleme başlatılmıştır. Mahkemenizce Müfettiş İ. … tarafından 01.08.2012 tarihli raporun bir nüshasının dosyaya celbi gerekmektedir. Müvekkil kurumca davacı hakkında yapılan işlem tamamen hukuka uygundur, müfettiş raporu neticesinde davacının aylığı kesilmiştir. Ayrıca kuruma sunulan belgeler usulüne uygun olmadığından davacının usulsüz belge ile hak sahibi olması mümkün değildir. Neticeden öncelikle dilekçenin reddine, dilekçe kabul edildiği takdirde husumet nedeniyle davanın reddine davanın esasına girildiğinde ise davanın esastan reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini cevap etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2018/280 Esas, 2021/790 Karar sayılı kararıyla;
Tüm dosya kapsamı ve deliller ele alınıp incelendiğinde davacının da içinde bulunduğu kişiler hakkında sahte evrak düzenlemekten dava açıldığı davada alınan bilirkişi raporunda davacı hakkında düzenlenen belgedeki imzanın sahte olduğunun rapora bağlandığı, … Büyükelçiliği ile yapılan yazışmada 08.01.2016 tarihli yazı cevabında davacı hakkında düzenlenen çalışma belgesinin sahte olduğunun bildirildiği, davacının çalışma belgelerine ilişkin Lübnan’a yazılan yazıya ilişkin olarak aynı konudaki diğer tüm dosyalarımızda Lübnan’dan gelen cevapta 2006 yılında elektronik sisteme geçilmesi sebebiyle önceki döneme ilişkin kayıtların itlaf edildiğinin bu bilgilere ulaşılamadığının bildirildiği, bu kapsamda Lübnan’a yazılan yazı cevabının beklenmesine hukuki yarar bulunmadığı, davacının yurtdışı çıkış kayıtları incelendiğinde davacının Lübnan’da 1989-2004 yılları arasında çalıştığına mahkememizce kanaat getirilmediği gerekçesiyle,
1-Asıl davanın reddine,
2-Mahkememiz dosyası ile birleşen 2014/341 Esas sayılı davanın kabulü ile davacıya ödenen 36.144,69 TL tutarındaki aylıkların her aylık için ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
3-İhtiyati tedbirin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Bozma ilamında;
Mahkemece, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/3915 soruşturma numaralı dosyası incelenip değerlendirilmeli, …’ın Lübnan’daki çalışmasının neye dayalı olduğu üzerinde de durularak, emniyet vs. kayıtları ile Lübnan’a giriş-çıkışının bulunup-bulunmadığı araştırılmalı; yine, Türk Büyükelçiliği tarafından onaylanan çalışma belgesine dayanak bilgilerin davacı tarafından sunulduğu gözetilerek, …’ın Lübnan’daki çalışması mümkün ise Lübnan’daki resmi kurumlardan vs. sorularak belirlenmeli, davaya konu müfettiş raporunun eksik olan kısımları da celp edilerek, …’ın ve ilgili kişilerin soruşturma, kovuşturma ve müfettiş incelemesindeki beyanları da gözetilerek varsa çelişkilerde giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. (İlk Derece/Bölge Adliye) Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacının Lübnan’da gerçek bir çalışması olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili; ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini ve vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Asıl dava, yurtdışındaki çalışmasına ilişkin belgelerin usulsüz olmadığının, borçlanmanın geçerli olduğunun, aylık kesme işleminin iptali ve aylıkların faizi ile birlikte iadesi, birleşen dava, yersiz ödenen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…