YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17234
KARAR NO : 2009/14629
KARAR TARİHİ : 10.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, Davalı işveren nezdinde Ocak 1986- 2002 yılı sonuna kadar çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara,toplanan delillere,hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı 14.02.2006 tarihli dilekçesi ile davalı işyerinde 1986 Ocak-2006 yılı sonuna kadar kesintisiz olarak geçen ve kuruma eksik bildirilen hizmet süresinin tesbitini talep etmiştir.
Mahkemece 08.02.2001 tarihinden önceki dönemlere ait hizmet tesbiti talebinin 5 yıllık hakdüşürücü sürenin dolması nedeni ile, bu tarihten sonraki çalışmaların ise kesintili olduğu kuruma bildirilen süreler dışındaki çalışmaların ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı işyerinden 7.4.1986, 1.4.1987, 1.3.1988, 1.4.1989, 20.7.1992, 8.5.1993 tarihli işe giriş bildirgelerinin verildiği, 7.4.1986 tarihinden 22.12.2002 tarihine kadar 1990 ve 1991 yılları dışında her yıl kısmi olarak bildirimler yapıldığı davacının 12.3.2003 tarihinde dava dışı başka bir işyerinden çalışmalarının bildirildiği işyerinde denetim yapan SSK müfettişi30.04.2003 tarih 41 sayılı raporu ile davacının 20.07.1992-20.12.2000 tarihleri arasında işyerinde çalıştığını bu çalışmanın 02.05.1998 tarihine kadar mevsimlik çalışma şeklinde gerçekleştiğini, 02.05.1998-20.12.2000 tarihleri arasında ise sürekli olduğunu tesbit etmiştir. SSK müfettişinin raporunda yer alan ve aksi ispatlanmayan tesbitine göre davacının mevsimlik çalışmalarının her yılın Nisan ayında başladığının anlaşılması karşısında mevsimlik çalışma dışında kaldığı anlaşılan 01.01.1986-07.04.1986 dönemine ilişkin istemin mahkemece reddine ilişkin olarak verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/8 maddesinde “yönetmelikle tesbit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen sigortalılar çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak hizmetlerini alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri” bildirilmiştir. (HGK 05.10.2004 tarih 2004/10-503 E.-488 K ile 26.02.2003 tarih 2003/21-44 E.-98 K sayılı kararları)
Öte yandan mevsimlik çalışmada bu çalışmanın her yıl üst üste yenilenmesi halinde mevsimin bitmesi nedeniyle işyerinden ayrılıp mevsimin tekrar başlaması nedeniyle işe giriş aralarındaki başta geçen sürelerin hak düşürücü süreyi keseceğininde kabulü gerekir.
Somut olayda yukarıda tarih ve sayısı yazılı müfettiş tutanağı ile davacının şahsi dosyasında yer alan 07.04.1986, 01.04.1987, 01.03.1988, 01.04.1989, 20.07.1992, 08.05.1993, tarihli ve işveren ile davacı tarafından inkar edilmeyen işe giriş bildirgeleri 506 sayılı Yasa’nın 79 maddesinde sözü edilen yazılı belgeler niteliğindedir.
İşe giriş bildirgesi, müfettiş raporu, prim ödemesi gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin bulunması ve davacının bildirgenin bulunmadığı 1990 ve 1991 yıllarında da mevsimlik çalışma yaptığı tanıklarcada doğrulandığından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.Bu durumda 08.02.2001 tarihinden önceki süreler yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan 02.05.1998-20.12.2000 tarihleri arasında ise sürekli olarak çalıştığı müfettiş raporu ile tesbit edilip bu dönemde geçen hizmetin gerçekte ve fiili nitelikte bulunup bulunmadığının tesbiti yönünden anılan döneme ait ücret bordroları getirtilerek,bu dönemde eksik bildirilen aylar için imzalı bordrolar mevcut ise bordroda yer alan süreye itibar edilmesi,imza bulunmadığı takdirde eksik bildirilen sürenin tesbitine karar verilmesi gerekmektedir.
1.1.2000 tarihinden sonraki dönem yönünden ise 506 sayılı Yasanın 4447 sayılı Yasanın 11.maddesi ile değişik 79/3 maddesinde “Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin Kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, otuz günden az bildirilen sürelere ait primler Kurumca re’sen tahakkuk ettirilerek 80 inci madde hükümlerine göre tahsil olunur” hükmü bulunmaktadır.
Dosya kapsamında yer alan tanık beyanları ile de anılan döneme ait çalışmaların ispat edildiği belirlenmiş olduğuna göre; 1.1.2000-21.12.2002 tarihleri arasındaki dönem için 30 günden az bildirilen aylar için eksik bildirime dayanak belgelerin kuruma verilip verilmediğini araştırmak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.