Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/2225 E. 2007/3700 K. 19.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2225
KARAR NO : 2007/3700
KARAR TARİHİ : 19.11.2007

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarparak hasara neden olduğunu ileri sürüp, sigortalısına ödenen miktardan 6.696.73YTL’nin 7.7.2004 ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili duruşmada kusura itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 6.198.76YTL tazminatın 3.8.2004 ödeme tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekili ile davalılar vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı şirketin, davalıların ZMSS’dan 4.000YTL aldığı dava dilekçesinden ve ekinde sunulan ihbarnameden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece hükme esas alınan 13.3.2003 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 6.198.76YTL tazminattan bu miktarın indirilerek,davalının 2.198.76YTL’den sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Davalılar vekilinin 21.6.2005 tarihli oturumda %40 kusur oranını kabul ettiğini açıklamıştır. Bu durumda davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu husus gözetilmeden hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ve davacıya iadesine 19.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.