Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/15955 E. 2009/15250 K. 23.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15955
KARAR NO : 2009/15250
KARAR TARİHİ : 23.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sağlık gideri 14.005,34 TL borcu olmadığının tesbiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, Yasa uyarınca bakmakla yükümlü bulunmadığı üvey annesine haksız sağlık karnesi temin ederek, kullanmasını sağladığı gerekçesi ile kurumca talep edilen sağlık gideri ve yasal faizi toplamı olan 14.005,34-TL borcu bulunmadığının tespiti ile Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden 1.6.1990 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olan davacının öz annesinin 14.3.1995 tarihine vefat ettiği, babasının 11.9.1995 tarihinde Birsen ile evlendiği, davacının 16.6.2005 tarihli anne ve baba için beyan ve taahhüt belgesi düzenleyerek ekindeki muhtarlık onayı ve nüfus kayıt örneği ile birlikte Kuruma vererek sağlık karnesi talebinde bulunduğu, beyan taahhüt belgesi uyarınca anne Birsen adına sağlık karnesi verildiği ancak sonradan yapılan inceleme ile Birsen’in davacının üvey annesi olduğunun anlaşılması üzerine sağlık karnesi geri alınarak, 16.6.2005-31.10.2007 tarihleri arasındaki 12.228,04-TL haksız sağlık gideri ile 11.12.2007 tarihi itibariyle hesaplanan 1.777,30-TL yasal faizi olmak üzere toplam 14.005,34-TL’nin davacıdan talep edildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın 42. maddesinde, sigortalının geçindirmekle yükümlü bulunduğu ana ve babasının sağlık yardımlarından yararlanacakların belirtildiği, aynı Yasa’nın 106. maddesinde de sigortalının geçindirmekle yükümlü olduğu kimseler arasında geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve baba ifadesinin yer aldığı, Yasa’da üvey anne veya üvey babanın sağlık yardımlarından yararlanacakları şekilde bir düzenleme bulunmadığı gibi, 5510 sayılı Yasa ile de bu yolda bir düzenleme getirtilmemiş,506 sayılı Yasa’nın 121/2. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesinde ise yersiz ödendiği anlaşılan her türlü sigorta yardımının geri alınacağı belirtilmiştir.
1990 yılından itibaren sigortalı olup üvey sıfatındaki annenin veya babanın sağlık yardımlarından yararlanamayacağını bilebilecek durumda olan davacının 1995 yılındaki evlilik ile üvey annesi olan Birsen için 10 yıl sonra 2005 yılında sağlık karnesi temin etmiş olması ve 2005-2007 yılları arasındaki sürede 12.228,04-TL’lik sağlık harcamasının yapılmış bulunması ve özellikle beyan ve taahhüt belgelerinde annenin üvey sıfatı belirtilmeyerek, gözden kaçabilecek nitelikteki nüfus tablosu ile yetinilmesi dikkate alındığında davacının iyi niyetli olmadığı kanaati hasıl olmuş öTe yandan geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belirtilen üvey anne Birsen’in 1995-2005 yılları arasındaki 10 yıllık sürede sağlık giderlerini ne şekilde karşıladığı araştırılmayarak yalnızca Kurumun hatalı olduğu gerekçesi ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Kabulü göre de, davanın Kurum işleminin iptali ile borcu bulunmadığının tespiti istemi olduğu ve miktara yönelik nisbi harcında yatırılmadığı dikkate alınmaksızın maktu avukatlık ücreti yerine nisbi avukatlık ücretine karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.11.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacının hileli bir davranışı bulunmadığı, Kurumun hatalı işleminin bulunduğu ortadadır. Bozma kararına bu yönü ile katılmıyorum.