Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/1488 E. 2006/3284 K. 13.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1488
KARAR NO : 2006/3284
KARAR TARİHİ : 13.04.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 254 ada 114 ve 115 parsel sayılı 3104.90, 2136.81 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar hali arazi niteliğiyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı … irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin davacı … adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz hali arazi olduğundan söz edilerek hazine adına tesbit edilmiş, davacı, irsen intikale ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Taşınmazların öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davanın yasal dayanağını 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14 ve Medeni yasanın 713. maddeleri teşkil etmektedir. Söz konusu maddelere nazaran tapusuz bir taşınmazın ziyledi adına tesciline karar verilebilmesi için öncelikle taşınmazın tescile tabi yerlerden olması, zilyedin zilyetliğinin tesbit gününe kadar aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla olmak üzere 20 yıla ulaşması, ayrıca maddi olaylardan sayılan zilyetlik ve sürdürülüş biçiminin tanık ve diğer delillerle kanıtlanması gerekir. Davacı dava dilekçesinde taşınmazın zeminde göstereceği belli kısımlarında zilyet olduğunu ileri sürerek bu yerlerin adlarına tescilini istemiştir. Mahkemece ne ilk oturumda ve nede keşif yerinde davacıdan taşınmazların tamamını mı yoksa belli bölümlerinin mi dava ettiği açıkça sorulup beyanı imzası ile belgelendirilmemiştir. Diğer taraftan bilirkişi ve tanıklar taşınmazda davacının zilyet olduğunu haber vermekle beraber zilyetliğin sürdürülüş biçimi yönünden yeterli beyanda bulunmamışlar, ayrı tarihlerde yapılan keşiflerde iki
../…

-2-
2006/1488
2006/3284

ayrı ziraat mühendisi bilirkişiden alınan raporlar arasında çelişki bulunmasına rağmen aykırılığın giderilmesine de çalışılmamıştır. Öte yandan davacı delil olarak herhangi bir kayıt ve belgeye dayanmamasına karşın belgesiz zilyetliğe dayalı olarak adına tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup oluşmadığı da merciileri nezdinde araştırılmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, tüm tesbit bilirkişileri ve önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılmalı, keşif yerinde davacıdan taşınmazların tamamını mı yoksa belirli bölümlerini mi dava ettiği sorulup beyanı imzası ile belgelendirilmeli, daha sonra bilirkişi ve tanıklardan dava edilen yerlerin öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, davacının ve miras bırakanlarının zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi, içerisindeki meyve ağaçlarının cinsi, adedi, kim tarafından hangi tarihte dikildiği, olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, başka bir ziraat mühendisi ve jeoloji mühendisinden oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulundan taşınmazların toprak yapıları, karakterleri, bitki örtüsü, işleniş tarz ve süreleri, imar ve ihyaya konu edilen yerlerden olup olmadıkları, imar ihyaya konu olan yerlerden olması halinde imar ihyanın hangi tarihte başladığı ve tamamlandığı, taşınmazların tamamının mı yoksa belirli bölümlerinin mi ziraat edildiği, ayrıca yine taşınmazların meyil durumlarını ve içerisindeki meyve ağaçlarının adet, cins ve yaşlarını aksettirir biçimde olmak üzere teknik verilere dayalı gerekçeli rapor alınarak önceki bilirkişi raporları arasındaki aykırılığın giderilmesi yoluna gidilmeli,taşınmazların sulu arazi olup olmadıkları mercileri nezdinde araştırılmalı ve uzman bilirkişilerden bu konudaki düşünceleri sorulmalı, davacı adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak taşınmaz tesbit yada tescil edilip edilmediği merciileri nezdinde araştırılıp olduğunda tutanakları getirtilip incelenmeli, fen bilirkişisine önceden olduğu gibi raporlu kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın belirli bölümlerinin dava edilmesi halinde bu bölümlerin miktar ve konumları düzenlenecek krokide belirtilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davalı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 13.4.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.