YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4922
KARAR NO : 2022/8910
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ : …BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.02.2018 tarih ve 2015/927 E. – 2018/236 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.11.2020 tarih ve 2018/1215 E. – 2020/1322 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Antrac Otomobil isimli işletmenin sahibi olduğunu ve davalı şirketin ithal ettiği oto cam filmlerini satın almak üzere mal bağlantısı yaptığını, mal bedeli olarak Vakıfbank Heykel … şubesine ait 25/07/2015 tarih 70.000,00 TL, 22/08/2015 tarih 70.000,00 TL, 24/10/2015 tarih 70.000,00 TL, 27/02/2016 tarih 70.000,00 TL, 26/03/2016 tarih 70.000,00 TL, 23/04/2016 tarih 65.000,00 TL bedelli çekleri davalı şirkete teslim ettiğini, ancak malların aralarındaki sözleşmede belirtilen vadede teslim edilmediğini, davacının davalı tarafından çeşitli bahanelerle oyalandığını, bu sırada malın teslim edileceği inancıyla vadesi gelen iki adet çekin bedelinin ödendiğini, ancak davalı tarafından malların teslim edilmediğini, üstelik davacıya teslimi yapılmayan faturaların gönderildiğini, bunun üzerine davacı tarafından davalıya ihtarname keşide edildiğini, fakat sonuç alınamadığını belirterek davalıya vermiş olduğu, 0004287 çek nolu 25/07/2015 tarih 70.000,00 TL, 0004288 çek nolu 22/08/2015 tarih 70.000,00 TL, 0004289 çek nolu 24/10/2015 tarih 70.000,00 TL, 0004290 çek nolu 27/02/2016 tarih 70.000,00 TL, 0004291 çek nolu 26/03/2016 tarih 70.000,00 TL, 0004292 çek nolu 23/04/2016 tarih 65.000,00 TL bedelli çeklerin iptali ile davacının bu çeklerden davalı şirkete borcu olmadığının tespitine karar verilmesini, ödemesi yapılan 0004287 çek nolu 25/07/2015 tarih 70.000,00 TL, 0004288 çek nolu 22/08/2015 tarih 70.000,00 TL çeklerin ödendiği tarihten itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın malların teslim edilmediği iddialarının asılsız olduğunu, malların tır şoförü …tarafından tesliminin gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin anlaşma dışında kalan ve müvekkili şirketin demirbaşı niteliğinde olan malları dahi davacıya teslim ettiğini, bu kapsamda 2 adet film sarma makinesi aparatlarıyla birlikte rafların tamamı ve ambalaj malzemelerinin de nakliyat esnasında tıra yüklendiğini, müvekkili şirketin anlaşmaya uyarak tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bunun neticesinde de 6 adet çekin müvekkili şirket yetkilisine teslim edildiğini, davacı tarafa sevk irsaliyesi ve faturalar da gönderildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini, asıl alacağın %20’si oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, BK’nun 182. maddesi uyarınca aslolanın peşin satış olduğu, peşin satışta mal ve bedelin aynı anda ödendiği, kural olarak çekin bir ödeme vasıtası olduğu ve mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, davacı peşin satışla ilgili yukarıdaki yasal karinenin ve çekin bir ödeme vasıtası olduğu hususuna ilişkin kuralın aksini iddia ederek ileride teslim edilecek mallara karşılık olarak davalıya avans niteliğinde çek verdiğini, ancak davalının mal teslim etmediğini iddia ettiği, çekin ödeme dışında başka nedenlerle verildiğinin ispatının bunu ileri süren borçluya ait olacağı, kaldı ki, davacının avans çeki olduğunu iddia ettiği çeklerin bir kısmının ödemelerini banka havalesi yolu ile yaptığı, havale mevcut bir borcun ödemesi niteliğinde olup, çekin de peşin ödeme aracı olduğu, davacı çeklerin avans çeki olduğu iddiasını HMK 200 (HUMK 288) vd maddeleri uyarınca ispatlayamadığının anlaşıldığı, delilleri arasında yer alan yemin hakkı hatırlatıldığı ve yemin delilini kullanmayacağını bildirdiği, tedbir kararının da infaz edildiği gerekçesiyle davanın reddine, uygulanan ihtiyati tedbir kararlarına konu 77.210,00 TL ve 91.605,88 TL olmak üzere toplam 168.815,88 TL üzerinden %20 oranında 33.763,18 TL icra tazminatının (İİK.m72/4-5) davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.