YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14447
KARAR NO : 2009/16580
KARAR TARİHİ : 17.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15.1.1999-17.1.2004 tarihleri arasında 2003 yılındaki sigortalı gösterilen 6 gün haricinde sigortasız olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,davacının davalı işverene ait maden ocağı işyerinde 15.01.1999-17.01.2004 tarihleri arasında 2003 yılındaki 6 gün hariç 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile,davacının davalıya ait işyerinde 2003 yılında Kuruma bildirilen 6 günlük süre haricinde,27.10.2000-17.01.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak günün asgari ücreti ile çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 10.08.1996 tarihinde davalı … unvanlı 41102.01.000032.22.08 sicil nolu ,Çavuşlu Köyü Uzunköprü adresli iş yerinde işe girdiğine dair imzalı işe giriş bildirgesinin 27.08.1996 tarihinde kuruma verildiği,ayrıca 10.10.2003 tarihinde … Taşeronu Yeni Kul.Mad.San.ve Tic.Ltd.Şti. unvanlı 41102.01.0000093.22.08.007 sicil nolu,Keşan Cad.Köy Hizmetleri Yanı Uzunköprü adresli işyerinde işe girdiğine dair imzalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, 10.08.1996-31.10.1996 tarihleri arasında davalıya ait 000032 sicil nolu işyerinden 16 gün, 10.10.2003-15.10.2003 tarihleri arasında Yeni Kul Mad. San. ve Tic. Ltd. ait 0000093 sicil nolu işyerinden 6 gün,2004 yılında 0000093 sicil nolu işyerinden 343 gün, 2005 ve 2006 yıllarında da 0000093 ve 2332 sicil nolu işyerlerinden çalışmalarının bildirildiği, 2.1102.01000000093.022.08.19 sicil nolu … (taşeron) unvanlı işyerine ait 2004/1 ile 2005/5. aylar arası ücret bordrolarının geldiği, davacının bu işyerinden 18.01.2004-30.05.2005 arasında her ay 30 gün çalışmasının görüldüğü, dava konusu döneme ilişkin davacının 1996 yılında işe girişinin bulunduğu 2.0520.01.01.0000032.022.08.55.(004 nolu aracı) sicil no ile kayıtlı işyerine ilişkin dönem bordrolarının geldiği, 2003 yılında çalışmasının bulunduğu 2.1102.010000093.22.08 sicil nolu işyerine ait dönem bordrolarının istenmediği, davalı …’ a ait 21.102.01.000000093.022.08.19 sicil nolu, … Taşeronu … unvanlı,Çavuşlu Köyü Uzunköprü adresli işyerinin 27.10.2000 tarihinde yasa kapsamına alındığı, görülmüştür.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda,dinlenen tanıkların yukarıda özellikleri belirtilen nitelikte tanıklar olup olmadıklarına dair belgelerinin getirtilmediği, fiili çalışmanın yöntemince araştırılmadığı ortadadır.
Öte yandan Rödovans sözleşmesine ilişkin Maden Kanunu’nda özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte 3213 sayılı Maden Yasa’nın 28. maddesi gerekçesinde “ diğer taraftan bu süre zarfında madenci kendisine maddi destek arayabileceği gibi, işletme iznini bir başkasına kiralayabilecek ve kanun karşısında teknik ve mali yönden tek sorumlunun ruhsat sahibi olacağı esası getirtilmektedir “ denilmek suretiyle dolaylı da olsa rödovans sözleşmesine işaret edilmekle Mevzuatımızdaki dayanağının Maden Yasa’sı olduğunun kabulü gerekir. Rödovans sözleşmesi maden ruhsatının devri anlamına gelmediğinden devir sözleşmesinin Maden İşleri Genel Müdürlüğünde yetkili memur huzurunda yapılması zorunluluğu yoktur. Maden ruhsat sahibi (madenci) ile rödovansla sahayı işletecek olan ( rödovanscı ) rödovans sözleşmesini isterlerse adi yazılı şekilde, isterlerse noter de düzenleme şekilde yapabilirlerse de Maden Yönetmeliğinin 32. maddesine göre üçüncü kişi ve kuruluşların rödovans, kira, taşeron ve benzeri sözleşmelere dayanarak ruhsat sahasında madencilik faaliyetinde bulunabilmeleri, Maden işleri Genel Müdürlüğünün iznine bağlıdır. Ruhsat sahibi rödovans sözleşmesini yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Maden İşleri Genel Müdürlüğüne bildirmek ve uygun görüş olmak zorundadır. Beyanda bulunma yetkisi ve zorunluluğu ruhsat sahibine aittir.
Ruhsat sahibinin bir başvurusu olmadan, salt rödovanscının başvurusuna dayanılarak işlem yapılamaz. Rödovans sözleşmesinde ruhsat sahibi madenci, rödovanscının sahada maden işletmesi için gerekli bütün ortamı sağlamak zorundadır. Borçlar Yasası’nın 271. maddesi uyarınca maden sahasında ruhsat sahibine ait olup da rödovans sözleşmesine dahil demirbaş eşya, iş makinaları, ulaşım araçları ve işletme tesisatı varsa bunların bir listesinin çıkarılarak listede yer alan alet ve makinaların tamamı rödovanscıya teslim edilir. Maden ve diğer mevzuat uyarınca ruhsata bağlı bütün yükümlülükler ruhsat sahibine aittir. Maden yasasının 17.,20.,23.,24.,26. ve 29. maddelerinde öngörülen yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından yerine getirilir. Bu yükümlülüklerin ihmali maden ruhsatının iptali sonucunu doğurur. Rödovanscının maden sahasının iyi bir şekilde işletme borcu vardır. Maden rezervini daha sonraki kullanımlar için ulaşılamayacak şekilde tahrip eden rödovanscı ruhsat sahibine karşı sorumlu olur. Maden Yasası’nın 31. maddesi gereğince işletme ruhsat sahibinin maden işletme faaliyetinde bulunabilmesi ve cevher istihracı yapabilmesi için fenni nezaretçi görevlendirme zorunluluğu vardır. Maden işletmesi rödovans yoluyla yapılıyor olsa dahi fenni nezaretçi atama yükümlülüğü ruhsat sahibine aittir. ( Maden ve Taşocakları Hukuku, Doç. Dr. Mustafa Topaloğlu)Yapılacak iş; öncelikle 15.01.1999-17.01.2004 tarihleri arasında Çavuşoğlu Köyü Maden Ocağı ruhsatının kim adına verildiği ve bu tarihler arasında ocağın rödovans sözleşmesi ile hangi kişi veya kişilerce işletildiğini Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ,Maden İşleri Genel Müdürlüğünden sormak, gelen cevaba göre bu döneme ilişkin Çavuşoğlu Köyü Maden Ocağı ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen 506 sayılı Yasa kapsamındaki işyerlerinin kime ait olduğunu belirlemek, ruhsatın davalıya ait olup olmadığı, davalının rödovansçı olup olmadığı konuları açıklığa kavuşturularak sorumlu olduğu dönemde belirlenmek suretiyle, bu işyerlerinin hizmet tesbiti talep edilen 15.01.1999-17.01.2004 tarihleri arasına yönelik dönem bordrolarını getirtmek, dinlenen tanıkların hizmet tesbiti talep edilen tüm dönemi kapsayacak şekilde davacı ile birlikte çalışan bordro tanığı olup olmadıklarını tesbit etmek, dinlenen tanıklar bordro tanığı değillerse veya talep edilen tüm dönemi kapsayacak şekilde davalı işyerinde çalışan kişiler değillerse ,dönem bordrolarında isimleri yer alan diğer bordro tanıklarını dinlemek bordro tanıkları beyanlarının yeterli olmadığı durumda, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek zabıtaca komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlar tesbit edilip beyanlarına başvurmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme souncu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.