YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20200
KARAR NO : 2009/16977
KARAR TARİHİ : 24.12.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,2.7.2000 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile maddi zararlarının giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalılardan işverene ait işyerinde 02.07.2000 tarihinde geçirdiği zararlandırıcı olayın iş kazası olduğunun tesbiti ve iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 12.3.1999 ve 1.7.2000 tarihlerinde geçirdiği zararlandırıcı olayın davalı Kurumca iş kazası olarak kabul edildiği, davacının iş kazası sonucu iş göremezlik derecesinin % 0 olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.
Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı bildirilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; sigorta müfettişinin 10.04.2001 tarihli raporu üzerine Kurum tarafından 12.03.1999 ve 01.07.2000 tarihlerinde davalı işyerinde fiilen çalıştığı tesbit edilen davacının geçirdiği kazaların ayrı ayrı 506 sayılı Yasa’nın 11.maddesi gereğince iş kazası olarak kabul edildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 31.10.2006 ve Adli Tıp Kurumu 3.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 07.03.2008 tarihli birbirini doğrulayan raporları gereğince sigortalının geçirdiği iş kazaları nedeniyle maluliyet tayinine mahal olmadığına karar verildiği,bunun üzerine sigortalıdaki işgöremezlik oranının %10’un altında olması nedeniyle 506 sayılı Yasa’nın 19.maddesi gereğince sigortalıya Kurumca gelir bağlanmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca,davacının Kurumca iş kazası olarak kabul edilen olay nedeniyle sürekli işgöremezliğe uğramadığı tesbit edildiği için mahkemece maddi tazminat isteminin reddi yerinde ise de,Kurumca davalı işyerinde fiilen çalıştığı tesbit edilen davacının geçirdiği kazalar ayrı ayrı 506 sayılı Yasa’nın 11.maddesi gereğince iş kazası olarak kabul edildiğinden iş kazasının tesbiti istemi konusuz kaldığı için bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet verenden alınmasına karar verilmesi gerekirken istemin tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 24.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.