Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/19081 E. 2009/16037 K. 10.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19081
KARAR NO : 2009/16037
KARAR TARİHİ : 10.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,26.2.1996-17.8.2004 tarihleri arası … sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 26.02.1996-17.08.2004 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu olmadığı takdirde isteğe bağlı sigortalı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 26.2.1996-1.8.1996 ve 31.8.2002-17.8.2004 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı … sigortalısı olduğunun tespitine,1.8.1996-31.8.1996 ve 1.6.1997-31.8.2002 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin taraflar arasında ihtilaf bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan reddine,yaşlılık aylığı talebi hakkında hüküm kurulmasınayer olmadığına karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 15.01.1992 tarihli bildirgeye göre 19.11.1991 tarihli vergi kaydı esas alınarak 19.11.1991 tarihi itibariyle tescil edildiği, 19.11.1991- 26.02.1996 ve 17.08.2004 devamı şeklinde vergi kaydının,28.01.2005-devamı şeklinde esnaf ve sanatkarlar odası kaydının, 28.01.2005-devamı şeklinde esnaf sicil memurluğu kaydının bulunduğu,yaşlılık aylığı talep etmesi üzerine davalı Kurumca vergi kaydı esas alınarak 19.11.1991-26.2.1996,17.8.2004-30.11.2006 tarihleri arasında sigortalı olarak kabul edildiği ayrıca yaptığı pirim ödemeleri dikkate alınarak vergi kaydı olmadığı halde 1.8.1996-31.8.1996,1.6.1997-31.8.2002 tarihleri arasında sigortalı sayıldığı 21.11.2006 tarihli terk işleminden önceki hizmet cetveline göre, davacının 1997 yılı affından yararlandığı,5458 sayılı Yasa gereğince borcunu bitirdiği ve 3,13 TL fazla ödemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 1479 sayılı Yasa gereği 26.2.1996-17.8.2004 tarihleri arasında vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydı bulunmadığından 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesi gereğince sigortalılık koşullarının oluşmadığı ortadadır. Ne var ki, uyuşmazlık konusu dönem olan 19.11.1991-31.12.1997 tarihleri arasına ilişkin primleri gecikme zammı ile birlikte 1998/518 esas sayılı icra dosyası ile tahsil edilmiş ve davalı Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olduğundan Kurumun bu dönem içinde yer alan 26.02.1996-01.08.1996 ve 31.08.1996-01.06.1997 tarihleri arasındaki süreyi iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu dönem içinde kalan ve kurum tarafından kabul edilmeyen 26.2.1996-1.8.1996 tarihleri arasındaki dönem gibi 31.08.1996-01.06.1997 tarihleri arasındaki süreyi de sigortalılık süresi olarak kabul etmek gerekir.Ancak,uyuşmazlık konusu 31.08.2002-17.08.2004 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise davacının sigortalılık koşulları oluşmadığı gibi davacı bu döneme ilişkin primleri 5458 sayılı Yapılandırma Yasasından yararlanmak suretiyle ödemiş ise de Kuruma yaptığı düzenli prim ödemesi olmadığı gibi 5458 sayılı Yasa’dan yararlanmak suretiyle tahsil edilen bu döneme ilişkin primlerin Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olduğundan da söz edilemez.Bu nedenle bu dönemde davacının sigortalı sayılması doğru değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1.10.1997 gün ve 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
Yapılacak iş; davacının primleri icra yoluyla tahsil edilen ve Kurum tarafından uzun süre kullanılan uyuşmazlık konusu olan 26.2.1996-1.1.1996 tarihleri arasındaki dönemin kabulü yanında 31.08.1996-01.06.1997 tarihleri arasındaki dönem yönünden de 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunu kabul etmek,sigortalılık koşulları oluşmadığı için 31.08.2002-17.08.2004 tarihleri arasındaki dönem yönünden istemi reddetmek ve kabul edilen sigortalılık sürelerini de göz önünde bulundurmak suretiyle davacının yaşlılık aylığı koşullarını tartışmak suretiyle sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 10.12.2009 gününde oy birliği ile karar verildi.